Büllöz pemfigoid hastalarında alerjenlerle ilişkili spesifik IgElerin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Sanem ÇOLAK
Danışman: Mehmet Melikoğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Büllöz pemfigoid (BP), cilt ve mukozalarda gergin büller ve erozyonlarla karakterize en yaygın otoimmün büllöz hastalıktır. Hastalık patogenezinde, hemidesmozom proteinleri olan BP180 ve BP230'a karşı gelişen IgG otoantikorları önemli rol oynar. BP hastalarında, total IgE yüksekliği mevcut olup IgE otoantikorlarının hastalık patogenezinde rol oynadığı bilinmektedir. BP hastalarında serum total IgE yüksekliğine hemidesmozom proteinlerine karşı gelişen IgE otoantikorlarının neden olduğu düşünülmektedir. Ancak, serum total IgE yüksekliğine otoantikorların yanında ekzojen alerjenlere karşı oluşan spesifik IgE'lerin eşlik edip etmediği yeterince araştırılmamıştır. Bu çalışma, BP'yi tetikleyen diğer faktörlerin yanı sıra, alerjenlere karşı oluşan spesifik IgE antikorlarının hastalık etiyopatogenezinde yer alıp almadığını araştırmayı amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Mart 2023 – Ağustos 2024 tarihleri arasında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıklar polikliniğine başvuran BP tanısı konulan hastaların muayene edildiği güne ait total IgE değerine bakıldı ve total IgE değeri normal olan 15 ve total IgE değeri yüksek olan 15 hasta olmak üzere toplam 30 erişkin hasta çalışmaya dahil edildi. Anti- IgE tedavi kullanan veya IgE değerini yükseltebilecek aktif enfeksiyonu bulunan hastalar çalışmaya dahil edilmedi. Spesifik IgE değerleri hormon analizöründe immünolojik analiz yöntemi ile kit üretici protokolüne uygun olarak ölçüldü. Total IgE düzeyleri ise kemiliüminesans yöntemiyle belirlendi. Çalışma sonucunda elde edilen verilerin istatistiksel analizi SPSS versiyon 25.0 yazılımı kullanılarak yapıldı. Bulgular: Total IgE düzeyi normal olan grupta en az bir spesifik alerjen pozitiflik oranı %60 iken total IgE düzeyi yüksek olan grupta bu oran %73,3'tü. İki grup arasında en az bir alerjen pozitifliği açısından istatistiksel olarak anlamlı fark olmasa da total IgE değeri yüksek olan grupta alerjen pozitifliği oranı daha fazlaydı. Çalışmamıza katılan tüm BP hastaları değerlendirildiğinde %66,7'sinde en az bir spesifik alerjen pozitifliği vardı. T3 (huş ağacı), G2 (domuz ayrığı), G70 (arpa), G8 (çayır salkım otu), G14 (buğday) alerjenleri kontrol grubunda daha yüksek oranda pozitif görülürken TP5 (kızıl ağaç, kavak, fındık, karaağaç, söğüt ağacı), MP1 (Aspergillus fumigatus, Alternaria tenuis, Candida albicans, Cladosporium herbarum, Penicillium notatum), EP1 (kedi tüyü epiteli, köpek tüyü, at tüyü, inek tüyü) alerjenleri için vaka grubunda daha yüksek oranda pozitiflik görüldü. Tüm BP hastaları değerlendirildiğinde en çok pozitiflik gözlenen alerjenler vaka grubunda da daha yüksek görülen TP5, MP1 ve EP1 alerjenleriydi. İki grup arasında alerjen pozitif hasta sayılarındaki en yüksek fark MP1 alerjeninde gözlendi. Ancak her spesifik alerjen için pozitiflik oranları karşılaştırıldığında iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu. Sonuç: Çalışmamızda spesifik alerjen pozitiflik oranı, total IgE değeri yüksek olan grupta istatistiksel olarak anlamlı olmasa da daha fazla bulunmuştur. Ayrıca literatürde aynı yaş grubundaki alerjik hastalık öyküsü olan ve/veya olmayan yaşlılarla yapılan spesifik alerjenlere yönelik çalışmalarla karşılaştırıldığında büllöz pemfigoid hastalarında spesifik alerjen pozitiflik oranı daha yüksek görünmektedir. Yaşla birlikte spesifik IgE pozitifliğinin azalmasına rağmen görülen bu yüksek oranlar alerjen spesifik IgE'lerin ve alerjik etiyolojinin de BP patogenezinde rol oynayabileceğini düşündürmektedir. BP ile spesifik alerjenler ve alerjik etiyopatogenez ilişkisini araştırmak için daha çok sayıda ve ileri araştırmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Büllöz pemfigoid, Total IgE, Spesifik IgE