Haneke Filmlerinde ‘Medeni Şiddet’ İzleği: Modern İnsanın Ruhsal Patolojisine İlişkin Bir Analiz


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Gazetecilik Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Esra Dudu Karaman

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Hüseyin KÖSE

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Maddi ve teknik ilerlemeye dair yapılanmalarıyla modern toplumlar, özellikle kapitalist pazar ekonomisinin devreye girmesiyle ve tek bir sınıfın çıkarına hizmet etmeye başlamasıyla birlikte yozlaşmaya başlamıştır. Böyle bir kültürel düzlemde her şeyin geçici olduğu, modern disiplin ve baskı yöntemleriyle bireyi güdümleyerek özgürlüğünü yok eden, yaşamı mülk edinme çabasına indirgeyen, pazarın genişlemesine katkıda bulunmaktan başka pratik bir amaca hizmet etmeyen ve yapay kategorilerle bireyin anlam dünyasını boşaltan bir evren yaratılmıştır. Modern toplumlarda doğa, gelenek ve Tanrı gibi topluma tutunmayı sağlayan unsurların tasviye edilmesiyle birlikte insan, pazar ekonomisi tarafından sağlanan sahte mutluluklarla anlam dünyasını inşa etmeye başlamış ama bunun sonucunda bu maddi evrende kendi gerçekliğine yabancılaşmıştır. Avrupa toplumları bir yandan kendilerini gelişmişliğin evrensel kalesi ilan ederlerken bir yandan da bu gerçeklikle uyumsuz bir içsel çöküş yaşamaktadırlar. Bu bağlamda Avusturyalı yönetmen Michael Haneke, filmlerinde, güncel bir tasvir sunarak içinde bulunduğu modern kapitalist toplumun iç çelişkilerini ve sorunlu doğasını açığa çıkarmaya çalışmaktadır. Salt aklın kullanmasıyla insanlığın zorunlu olarak ilerleyeceğine ve beraber yaşamı olanaklı kılacak yasaların yapılacağına dair iyicil bakışı tersine çeviren Haneke, modern toplumlardaki ahlaki kırılmanın izlerini üst-orta sınıf insanların basit gündelik hikâyeleri üzerinden ortaya koymaktadır. Buna göre eleştirel ve felsefi kamerası aracılığıyla Haneke'nin filmleri bu topluma kültürel yakınlığı nedeniyle modern topluma ilişkin çelişkileri anlamada güncel ve içeriden bir bakış açısı sunmaktadır. Araştırmanın örneklemi yönetmenin 1989-2017 yıllarında çektiği 10 sinema filminden oluşmaktadır. Betimsel analiz yönteminin kullanıldığı araştırmanın sonucunda; Haneke'nin filmlerinde Avrupa toplumuna ilişkin çelişkileri, maddi ilerlemeye paralel olarak bozulan ruhsal ve duygusal bütünlüğü yalnızlaşma, yabancılaşma, iletişimsizlik gibi soyut kavramlar bağlamında ortaya koyduğu görülmektedir. Anahtar kelimeler: Michael Haneke, modernite, yabancılaşma, kapitalist toplum, modern birey.