Mide kanserli hastaların demografik özelliklerinin sağkalıma etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ANDAÇ KARADENİZ
Danışman: Mehmet BİLİCİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, bölgemizde sık görülen mide kanserine yönelik çok sayıda demografik özelliğin ve bununla birlikte bazı klinik, epidemiyolojik faktörlerin sağkalıma etkisini araştırmayı hedefledik. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda; Atatürk Üniversitesi Medikal Onkoloji Bilim Dalı polikliniklerinde ve/veya kliniklerinde 01.01.2016-10.01.2020 yılları arasında takip edilen, hali hazırda mide kanseri tanısı mevcut olan 252 hastanın kayıtları retrospektif olarak değerlendirildi. Mide lenfoması, gastrointestinal stromal tümör ve nöroendokrin tümör (NET) tanılı hastalar hasta grubumuza dahil edilmedi. Hastalarda tanı anındaki yaş, tanı aldığı tarih, cinsiyet, kırsalda ya da şehirde ikamet özellikleri, tanı sonrası yaşam süreleri, başvuru şikayeti, sigara kullanım öyküsü, Eastern Cooperative Oncology Group (ECOG) performans skoru, tanı anındaki evre, histopatolojik alt türü, operasyon öyküsü, operasyon tipi, tümör differansiyasyonu, tümörün makroskobik görüntüsü ve anatomik lokalizasyonu, tümör boyutu, metastatik lenf nodlarının yüzdesi, kemoterapi protokolleri, kemoterapi ilişkili febril nötropeni gibi komplikasyonlar, kemoterapi sonrası kontrol PET-BT raporları ve kemoradyoterapi öyküsü gibi faktörler değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamızda, erkek hastaların kadın hastalara oranının istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edildi. Kilo kaybı yakınması olan hastaların ortalama genel sağkalım (GSK) süresi, kilo kaybı olmayan hastalara nazaran istatistiksel olarak anlamlı derecede kısaydı (p %30 olan hastaların ortalama GSK süresinde, daha düşük yüzdeli lenf nodu tutulumu olan hasta grubuna nazaran anlamlı derecede azalma olduğu saptandı (p 3 cm. olan hastaların GSK süresinde anlamlı derecede azalma tespit edildi (p=0.02). Adjuvan kemoradyoterapi öyküsü olan hastalarda, radyoterapi öyküsü olmayanlara göre anlamlı derecede yüksek GSK süreleri tespit edildi (p<0.001). Sonuç: Mide kanseri tüm tedavi olanaklarına rağmen sağkalımın düşük olduğu, oldukça mortal seyreden bir malignitedir. Çalışmamızda; mide kanserli hastlarda ortalama GSK süresi ile ilişkili olan parametrelerin hastalığın evresi, ECOG performans skoru, kilo kaybı yakınması, kontrol PET raporunun progresyon lehine olması, tümör differansiyasyon derecesi, gastrektomi öyküsü, metastatik lenf nodu oranının yüzde otuzdan daha fazla saptanması, tümör çapının 3 cm.den büyük olması, adjuvan kemoradyoterapi öyküsü, tüm evrelerdeki hastalar analiz edildiğinde verilen kemoterapi rejiminin türü, metastatik hastalarda palyatif amaçlı da olsa kemoterapi varlığı olduğu saptandı. Çalışmamızın retrospektif olması, hastaların farklı merkezlerden başvurması nedeniyle cerrahinin standardının aynı olmaması, coğrafi bölgenin getirdiği olumsuz iklim şartları ve sosyoekonomik yetersizlikler nedeniyle takiplerdeki eksikliklerin çalışmamızın sonuçlarını olumsuz olarak etkilemiş olabileceği göz önünde bulundurulursa; daha fazla sayıda hasta ile daha kapsamlı çalışmalara duyulan ihtiyaç sürmektedir. Anahtar Kelimeler: mide kanseri, demografik özellikler, sağkalım, kemoterapi, radyoterapi, febril nötropeni