Non-obstrüktif azoospermik hastalarda klasik mikro-diseksiyon sperm ektraksiyonu (transvers insizyon) ve üç boyutlu simülasyon ile yapılan mikro-diseksiyon sperm ekstraksiyonu (longitudinal insizyon) sonuçlarının karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUHAMMED EBUZER ALDEMİR
Danışman: İsa ÖZBEY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Non-Obstrüktif Azoospermik Hastalarda Klasik Mikro-Diseksiyon Sperm Ektraksiyonu (Transvers İnsizyon) ve Üç Boyutlu Simülasyon İle Yapılan Mikro-Diseksiyon Sperm Ekstraksiyonu (Longitudinal İnsizyon) Sonuçlarının Karşılaştırılması Amaç: Erkek infertilitesi, korunmasız cinsel ilişkiye rağmen normal bir kadın partnerde 12 ay içinde gebelik oluşmamasıdır. Semen analizinde sperm hücrelerinin tamamen yokluğu azospermi olup, azospermi infertil erkeklerin yaklaşık %10-15'inde görülür. Erkek infertilitesine neden olan olguların %1-10'u azoospermik bireylerden oluşur ve bu durumlar obstrüktif azoospermi (OA) ve non-obstrüktif azoospermi (NOA) olarak iki kategoriye ayrılır. Bu tez çalışmasında, kliniğimizde daha önce yapılmış olan klasik mTESE(tranvers insizyon) sonuçları ile üç boyutlu (3D) mTESE (longitudinal) sonuçlarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla klasik mTESE grubu kontrol grubunu, 3D mTESE grubu ise çalışma grubu olmak üzere sperm elde etme oranlarını karşılaştırdık. Materyal-metod: Çalışmaya daha önce Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesinde yapılmış olan klasik mTESE ( 50 vaka) ile yeni başlamış olduğumuz üç boyutlu ( Longitudinal insizyon) mTESE (50 vaka) sonuçlarının karşılaştırılması amaçlanmış olup her iki grubun sonuçları ilk mTESE'deki sperm elde etme oranları ile postoperatif testiküler ağrı, hematom, infeksiyon ve atrofi gibi komplikasyonlar açısından karşılaştırıldı. Klasik mTESE'de testis orta hatta tunika albuginea transvers olarak kesilir ve testis parankimi kitap açar şekilde ikiye ayrılarak dilate tübül aranır. Ancak özellikle büyük testislerde alt ve üst pollere mikrodiseksiyon ile ya zor ulaşılmaktadır ya da testis hasar görmektedir. Dolayısıyla klasik mTESE ile fokal spermatogenezin olabileceği birçok testis alanı gözden kaçmakta ve eğer sperm elde edilemez ise tekrarlayan mTESE'lere gereksinim olmaktadır. Bu sorunu aşmak için bu çalışmada testis tunika albugineası longitudinal olarak kesildi, testis parankimi transvers olarak damar yapılarına paralel ve damarlara zarar vermeyecek şekilde mekanik olarak dilimlere ayrıldı ve daha çok testis parankimi yüzeyine ulaşılarak dilate ve parlak tübül arandı. Ameliyatta mikroskop kullanıldı ve x25 büyütme ile başlandı ve özellikle küçük testislerde x40 büyütmeye kadar çıkıldı. Daha sonra her iki yöntem; sperm elde etme oranları ve TESE sonrası gelişebilecek komplikasyonlar açısından istatistiksel olarak karşılaştırıldı. İstatiksel karşılaştırma SPSS 20 programı yöntemi ile yapıldı. P <0.05 değeri anlamlı olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmamıza katılan 100 hastanın 50' sine klasik mTESE (Grup 1), 50 hastaya da 3D longıtudınal mTESE (Grup 2) yöntemi uygulandı. Grup 1' deki hastalarımızın 21'inde(%42) sperm bulunurken 29'unda sperm bulunamamıştır. Grup 2'deki hastalarımızın 31'inde (%62)sperm bulunurken 19'unda sperm bulunamamıştır. Çalışmamızda Grup 1 hastalarımızın yaş ortalamaları 32 iken Grup 2'deki hastalarımızın yaş ortalamaları 32.5 olarak tesbit edildi. Grup 1 ve Grup 2'deki hastalarımızın yaş, infertilite süresi, BMI, operasyon süresi, genetik anomali, postop ağrı ve postop komplikasyon açısından karşılaştırılması sonucu istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı. Tartışma: Kliniğimizde 2013 yılından beri transvers insizyon ile mTESE operasyonu yapılmakta olup, 2020 yılında ise 3D longitudinal mTESE operasyonu aynı uzman ve deneyimli cerrahi ekip tarafından yapılmaya başlanmıştır. 3D longitudinal mTESE de ulaşılan tübül sayısının klasik mTESE de ulaşılan tübül sayısından fazla olması matematiksel olarak ispatlandığı bilinmektedir. Çalışmamızda sperm elde etme oranı 3D longitudinal mTESE de %62 olup klasik mTESE de %42 olarak bulunmuş olup bu istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Sonuç: 3D longitudinal mTESE ve klasik mTESE yaş, infertilite süresi, BMI, operasyon süresi, genetik anomali, postop ağrı ve postop komplikasyon açısından karşılaştırılması sonucu istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmazken sperm elde etme oranı istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur. 3D longitudinal mTESE 'de daha fazla sperm elde etme oranı, daha fazla tübüle ulaşılması, sekonder cerrahi gerektirmemesi açısından daha üstün olduğu kanaatine varılmıştır. Anahtar Kelimeler: mTESE, longitudinal insizyon, transvers insizyon, Non-obstruktif azospermi