ÜSTÜN YETENEKLİ ÖĞRENCİLERİN SANAL VE FİZİKSEL ROBOTİK KODLAMA PERFORMANSLARININ, ÖZ-YETERLİKLERİNİN VE KAYGILARININ İNCELENMESİ


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Bilgisayar Ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NAZMİ SARIGÜL

Danışman: Fatma Burcu Topu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada Bilim ve Sanat Merkezinde öğrenim gören üstün yetenekli 6. ve 7. sınıf öğrencilerinin 10 haftalık sanal ve fiziksel robotik kodlama performansları, meşguliyetleri, Python programlama dili başarıları ve bilgilerinin kalıcılığı (hatırlanması), öz-yeterlikleri ve kaygıları araştırılmıştır. Ayrıca her iki gruptaki öğrencilerin robotik kodlama başarıları, öz-yeterlikleri ve kaygıları arasındaki ilişkiler incelenmiş, öğrencilerin sanal ve fiziksel robotik kodlama ortamlarındaki Python programlama dili öğrenme deneyimlerine ilişkin görüşleri ortaya çıkarılmıştır. Yöntem: Bu çalışmada karma araştırma desenlerinden çeşitleme kullanılmıştır. Çalışma grubu, sanal (VEXcode-VR) ve fiziksel (Raspberry-Pi) robotik kodlama gruplarında yer alan ortaokul seviyesindeki toplam 20 üstün yetenekli öğrencisinden oluşmuştur. 10 haftalık uygulama sürecinde; veri toplama aracı olarak haftalık robotik kodlama hedef-kazanım değerlendirme kontrol listeleri ve meşguliyet gözlem formu, programlama başarı testi, öz-yeterlik ölçeği, kaygı ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşme rehberi kullanılmıştır. Bulgular: Her iki gruptaki öğrencilerin 10 haftalık uygulama süresince robotik kodlama etkinliklerine aktif katıldıkları, çoğunlukla olumlu deneyimler yaşadıkları, haftalık performanslarının ve tüm meşguliyet boyutlarının (duyuşsal, bilişsel, davranışsal, temsili ve sosyal) benzer seviyede ve yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Her iki grupta da Python programlama dili başarısı ön testten son teste ve kalıcılık testine anlamlı biçimde artış göstermiştir. Ancak hem son test, hem kalıcılık testi puanları açısından gruplar arasında sanal robotik kodlama grubu lehine anlamlı düzeyde daha fazla artış görülmüştür. Uygulama sonunda her iki grubun programlama öz-yeterlik ortalamalarında yükselme ve programlama kaygısı ortalamalarında azalma görülse de bu değişimin gruplar arası anlamlı düzeyde olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca fiziksel robotik kodlama grubunda başarı ile kaygı arasında güçlü ve negatif bir ilişki ortaya çıkmıştır. Öğrenci deneyimleri; öğrenme çıktısı, bilişsel süreçler, duyuşsal tepkiler, davranışsal süreçler, temsili/aracı katılım ve sosyal etkileşim boyutlarında kategorilendirilmiş, her iki grupta da bu boyutlardaki temalara ilişkin olumlu görüşlerin çoğunlukta olduğu belirlenmiştir. Sonuçlar: Her iki grupta da her ne kadar olumlu bulgular ortaya çıksa da, sonuçlar fiziki araç ihtiyacı olmadan tekrar tekrar kullanılabilme, erişim kolaylığı ve fırsat eşitliği sunma gibi avantajları sayesinde sanal robotik kodlama araçlarının fiziksel robotik kodlama araçlarına kıyasla; üstün yetenekli öğrencilerin programlama dili öğrenme sürecinde daha fazla kullanılabileceğini göstermektedir.