Erzurum İli Dadaşkent Sağlık Ocağı' na başvuran kırk yaş üstü bireylerde KOAH sıklığının belirlenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2009
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYSEL TURAN
Danışman: Leyla SAĞLAM
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), tüm dünya ülkelerinde önemli bir sağlık sorunu haline gelmiştir. DSÖ' ye (WHO-World Health Organization) göre diğer hastalıkların mortalite oranlarının yıllar içinde düşmesine karşılık KOAH prevalansı ve mortalitesi giderek artış göstermektedir. Buna rağmen ülkemizde KOAH prevalansı ile ilgili çalışmalar yeterli değildir. Bu nedenle kesitsel çalışma olarak planladığımız bu çalışmada birinci basamak sağlık kuruluşunda KOAH tanısı ile ilgili yaklaşımı değerlendirmeyi amaçladık. İkincil amaçlarımız ise spirometre kullanımının önemini vurgulamak, tanıyı belirleyen kriterleri (semptom, etyoloji gibi) belirlemek ve KOAH tanısı alan olgularda tedavi oranlarını değerlendirmektir. Bu nedenlerle Erzurum İli Dadaşkent Sağlık Ocağı'na herhangi bir semptomla başvuran 40 yaş üstü bireyler çalışmaya alındı. Araştırmaya katılan 500 kişiyle yüz yüze görüşme yöntemiyle 13 sorudan oluşan anket formu dolduruldu ve solunum fonksiyon testi yapıldı. FEV1/FVC (Forced expiratory volume in one second / Forced Vital Capacity) değeri (%) yetmişin altında olan olgulara erken reversibilite testi uygulandı. Çalışmaya katılan bireylerden 196'sı (% 39.2) erkek, 304'ü (% 60.8) kadın idi. Yaş ortalaması 55±11 (40 ile 85 yaş arası) olarak saptandı. Anket sonuçları, solunum fonksiyon testi ve erken reversibilite testi sonuçları GOLD (Global initiative for chronic Obstructive Lung Disease) kriterleri kullanılarak değerlendirildiğinde KOAH oranı % 5 (n:25) olarak saptandı. KOAH olduğu saptanan olguların 12'si (% 48.2) çalışmamız sırasında yeni tanı alan olgulardı. KOAH'lı hastaların % 60'ı kadın, % 40'ı erkek olgulardı. KOAH'lı hastaların % 48'i hafif, % 36'sı orta, % 16'sı ağır evrede idi. Çok ağır evrede KOAH olgusu saptanmadı. Çalışmaya katılan kişilerden 72 kişi (% 14.4) daha önceden doktoru tarafından KOAH tanısı aldığını belirtti ve bunların 48'i (% 9.6) KOAH nedeniyle ilaç kullanmaktaydı. FEV1/FVC oranı % 70'in altında olan olgular içinde 11 olgu daha önceden KOAH tedavisi almaktaydı. İki olgu ise KOAH tedavisi almıyordu. Bizim çalışmamıza göre 59 kişinin solunum fonksiyon testi sonucu KOAH tanımını desteklemiyordu, bu hastaların yanlış tanı aldığı düşünüldü. KOAH tedavisi alanlar içinde 37 kişi hava akımı kısıtlanması olmadığı halde bronkodilatör tedavi alıyordu.KOAH tanısı alan olguların % 64'ünde sigara kullanma öyküsü vardı. Çalışmaya katılan erkeklerin % 5, kadınların % 4'ünde KOAH saptandı. KOAH'lı hastaların % 96'sında bir veya daha fazla semptom vardı. Sonuç olarak birinci basamak sağlık hizmetlerinde spirometrenin kullanılmasının KOAH tanı oranını artıracağı ve yanlış tanı oranını düşüreceğini düşündük.Anahtar Kelimeler: Erzurum, KOAH, sıklık, spirometre.