Distal radius kırıklarında volar plak tespiti sonrası pronator teres kasının hacimsel analizi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: UĞUR KAYIK

Danışman: Ahmet Emre Paksoy

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Distal radius kırıkları nedeniyle volar plak tespiti yapılan hastalarda, pronator kuadratus kasının kesilmesi ve onarılmaması durumunda önkolda anlamlı bir pronasyon kısıtlılığı meydana gelmemektedir. Hipotezimiz, pronasyon fonksiyonunun etkilenmemesinin nedeninin yardımcı pronator kas olan pronator teres kasında meydana gelen kompansatuar hipertrofi olmasıdır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne Şubat 2023 – Ağustos 2024 tarihleri arasında distal radius kırığı nedeniyle başvuran ve volar plak ile tedavi edilen 30 hastanın katılım gösterdiği prospektif bir çalışmadır. Volar plak ile tespit yapılan hastalarda, genellikle kırık hattına ulaşmanın yolu pronator kuadratusu diseke etmektir. Çalışmamızdaki 30 hastanın hiçbirinde pronator kuadratus kası tamir edilmedi; tüm vakalarda kas plağın üzerine dikiş atılmadan örtüldü. Bu hastaların kontrol vizitlerinde el bileği eklem hareket açıklığı, kavrama kuvveti, QuickDASH (Quick Disabilities of the Arm, Shoulder, and Hand) skoru, PRWE (Patient-Rated Wrist Evaluation) VAS (Visual Analog Scale) ve röntgen görüntüleme kullanılarak değerlendirmeler yapıldı. Hipotezimizi araştırmak amacıyla her hasta için cerrahi müdahale öncesinde kontrastsız önkol manyetik rezonans (MR) görüntülemesi yapılarak pronator teres kasının ameliyat öncesi hacmi belirlendi. Cerrahi müdahale sonrası 6. ay ve 1. yıl kontrollerinde pronator teres kasının volümünü kontrol etmek amacıyla bu MR görüntülemeleri tekrarlandı. Bulgular: Hastaların cerrahi müdahale sonrası kontrolleri değerlendirildiğinde, müdahaleden bir yıl sonra kaynamayan veya malunion ile kaynayan kırık olmadı. Fleksiyon dışında el bileği eklem hareket açıklıkları normal aralıktaydı. Kavrama kuvveti %10 kuralına uyularak sağlam tarafla karşılaştırıldı, ortaya çıkan fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. QuickDASH skoru, PRWE skoru ve VAS skorları hesaplandı, katılımcıların ameliyat sonrası 6. ayda hafif kısıtlamalar ve ağrı yaşadıkları görüldü, ameliyat sonrası 1. yılda ise fonksiyonel olarak neredeyse hiç zorluk ve ağrı yaşamadıkları görüldü. Ameliyat öncesi, ameliyat sonrası 6. ay ve ameliyat sonrası 1. yıl tarihlerinde önkol MR görüntülemeleri yapıldı, pronator teres kasının hacminde istatistiksel olarak anlamlı bir artış olduğu gözlemlendi. Sonuç: Distal radius kırıklarında volar plak ile tespit yapılan hastalarda, pronator kuadratus kasının diseke edilmesi ve sonrasında onarılmaması durumunda, bir yıllık takiplerde pronasyon fonksiyonu değerlendirildiğinde anlamlı bir kayıp olmadığı gözlemlenmiştir. Bu durumun nedeni olarak, pronator teres kasında meydana gelen kompansatuar hipertrofi mekanizması düşünülebilir. Anahtar Sözcükler: volar plak, pronator kuadratus, kavrama kuvveti, kompansatuar hipertrofi