Kliniğimizde salter innominate asteotomisi ile tedavi edilen gelişimsel kalça displazilerinin uzun dönem sonuçları


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2004

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: RECEP ÇELİK

Danışman: Naci EZİRMİK

Özet:

VI ÖZET Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalında Ocak 1983 - Nisan 2003 yılları arasında gelişimsel kalça displazisi (GKD) nedeni ile açık redüksiyon ve Salter innominate osteotomisi uygulanan; 179'u (% 83.6) kız, 35 'i (% 16.3) erkek olmak üzere toplam 214 hastanın 273 kalçası klinik ve radyolojik olarak değerlendirildi. Olguların operasyon yaşı ortalama 29.9 (18 - 120) ay, takip süresi ise ortalama 81.8 (7 - 225) ay idi. Olgular operasyon yaş gruplarına göre; 18-24 ay, 25 - 36 ay ve 36 ay üstü olmak üzere üç gruba, takip sürelerine göre ise 1 yıldan az, 1 - 5 yıl, 6 - 10 yıl ve 10 yıl üstü olmak üzere 4 gruba ayrıldı. Klinik ve radyolojik sonuçlarının operasyon yaşı ve takip süreleri ile ilişkisi araştırıldı. McKay' m değerlendirme kriterlerine göre yapılan klinik değerlendirmede çok iyi ve iyi sonuç oranı % 87.5, Severin' in değerlendirme kriterlerine göre yapılan radyolojik değerlendirmede ise çok iyi ve iyi sonuç oranı % 85.7 olarak bulundu. Klinik ve radyolojik sonuçların operasyon yaş gruplarına göre dağılımında grup l'de; klinik % 93.4, radyolojik % 92.1, grup 2'de; klinik % 86.9, radyolojik % 84, grup 3'te; klinik % 70.5, radyolojik % 68, takip sürelerine göre dağılımında ise grup l'de; klinik % 94.1, radyolojik % 94.1, grup 2'de; klinik % 88.1, radyolojik % 88.1, grup 3'te; klinik % 87.8, radyolojik % 86.8, grup 4'de; klinik % 84.3, radyolojik % 78.1 oranında çok iyi ve iyi sonuç bulundu. Klinik ve radyolojik sonuçların operasyon yaş gruplarına göre dağılımında operasyon yaşının yükselmesi ile gruplardaki çok iyi ve iyi sonuç oranının azalması istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p 0.05). Preoperatif ve son kontrolde ölçülen asetabular indeks, merkez kenar, Sharp ve kollo diafızer açıları karşılaştırıldı, innominate osteotomi ve açık redüksiyon sonrası asetabular indeksde 17.6°, merkez kenar açısında 30.2°, kollo diafızer açıda 6° ve Sharp açısında 13° ortalama düzelme gözlendi. Postoperatif dönemde; 64 (% 23.4) kalçada avasküler nekroz, 17 (% 6.2) kalçada redislokasyon veya resubluksasyon, 8 (% 3.7) hastada femur fraktürü, 7 (% 2.5) hastada yüzeyel veya derin enfeksiyon ve 1 (% 0.3) hastada greft kayması olmak üzere toplam 97 komplikasyon tespit edildi. Açık redüksiyon ve innominate osteotomi sonrası en sıkVII karşılaşılan komplikasyon olan avasküler nekroz; Kalamchi ve McEwen kriterlerine göre değerlendirdi ve 35 (% 54.6) kalçada tip I, 14 (% 21.8) kalçada tip II, 7 (% 10.9) kalçada tip III, 7 (% 10.9) kalçada tip IV olmak üzere toplam 64 (% 23.4) kalçada avasküler nekroz sekeli tespit edildi. Operasyon yaşının yükselmesi ile avasküler nekroz görülme insidansmda artış istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0.001). Özet olarak; GKD tedavisinde innominate osteotomi etkili bir yöntemdir. Avasküler nekroz gibi ciddi komplikasyon riski operasyon yaşı ile paralel olarak artmaktadır. Endikasyon oluşması durumunda proksimal femoral osteotomiler innominate osteotomi ile aynı seansta yapılmalıdır.