Primer perkütan translüminal koroner anjiyoplasti uygulanan akut miyokard infarktüslü hastalarda sol ventrikül bölgesel sistolik fonksiyonunun longitudinal strain/strain rate ile değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2006

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ENBİYA AKSAKAL

Danışman: Hüseyin ŞENOCAK

Özet:

Ill ÖZET PRIMER PERKÜTAN TRANSLUMINAL KORONER ANJİYOPLASTİ UYGULANAN AKUT MİYOKARD İNFARKTÜSLÜ HASTALARDA SOL VENTRİKÜL BÖLGESEL SİSTOLİK FONKSİYONUNUN LONGITUDINAL STRAİN/STRAİN RATE İLE DEĞERLENDİRİLMESİ Bölgesel myokardial fonksiyonların non-invaziv olarak kantitifiye edilmesi Klinik Kardiyoloji'nin önemli bir hedefidir. Strain (S)/strain rate (SR) görüntüleme bölgesel deformasyonu tanımlamakta olup kardiyak translasyon ve tethering'e daha az duyarlı olduğundan bölgesel fonksiyon değerlendirmelerinde doku Doppler görüntüleme'den üstündür. SR lokal deformasyon hızını ölçerken, S deformasyon yüzdesini ifade etmektedir. Anterior akut miyokard infarktüslü (AAMİ) hastalarda klinik gidişat sol ventrikül (SV) fonksiyon bozukluğunun derecesi ile ilişkilidir. Deneysel çalışmalarda olduğu gibi klinik çalışmalarda da iskemik miyokardın erken reperfüzyonu ile tehdit altındaki miyokardiyal dokunun kurtarıldığı gösterilmiştir Bu çalışmanın amacı primer perkütan transluminal koroner anjiyoplasti (PTKA) endikasyonu konulmuş akut miyokard infarktüslü (AMİ) hastalarda sol ventrikül bölgesel sistolik fonksiyonlarında girişim sonrası meydana gelen değişimlerin longitudinal strain/strain rate kullanılarak tespiti ve bu değişimin sol ventriküler yeniden biçimlenme ve mortalite üzerine 30. gündeki etkilerinin belirlemesidir. Bu çalışmaya AAMİ' nün ilk 6 saati içinde müracaat eden ardışık 21 hasta (yaş ortalaması: 60.5±11.3 yıl) ve koroner angiogarfisi normal sağlıklı 20 kişi (yaş ortalaması: 49.4±9.1 yıl) alındı. Geçirilmiş iskemik kalp hastalığı öyküsü olanlar, miyakardiyal hastalığı olanlar, atriyal fibrilasyon ve dal bloğu olanlar çalışmaya alınmadı. Ekokardiyografik kayıtlar girişimden hamen once (invaziv prosedürünIV gecikmesine neden olmayacak şekilde), hastalığın 1. haftasında ve 1. ayında alındı. Girişim sonrası dönemde apikal görüntülemeden sol ön inen arterin beslediği segmentlerin bazal, mid ve apikal segmentlerinden S,SR ve velosite (V) ölçümleri yapıldı. Hastalarda tüm işlemler başarılı kabul edildi. Tekrarlayan iskemi ve miyokard infarktüsü gözlenmedi. Hastalarda AAMİ sırasında Sol ön inen arterin beslediği segmentlerde sistolik V, S ve SR değerlerinin kontrole kıyasla düşük olduğunu gözlemledik. AMİ sırasında sistolik S ve SR değerlerinin apikal segnıentten bazale kadar olan homojen dağılımı kayboldu. Velositeler üzerine özellikle apikal segmentler başta olmak üzere reperfüzyonun etkisi gözlenmedi. Başarılı primer PTKA' nın S/SR üzerine önemli bir etkisi bu indekslerin sol ventrikül duvarları boyunca homojen dağılımını sağlamasıydı. Hastalarda SV sistolik fonksiyonlar bozulmadı. Takiplerde S/SR değerleri ile duvar hareket skor indeksi arasında güçlü negatif korelasyonlar, EF ile pozitif korelasyonlar tespit edildi. Bu çalışmada başarılı primer PTKA işlemi hastalan remodellingden korudu. Primer PTKA işleminin yeniden şekillenme üzerine olan etkileri renkli Doppler miyokardiyal görüntüleme kaynaklı S/SR ekokardiyografi ile değerlendirildi. SV duvarlarından elde edilen S ve SR verileri AAMİ'nün erken döneminde korunan global SV fonksiyonlarının tahmininde değerli bilgiler sağladı. Bu çalışmada, S/SR uygulamasının geçerliliği ekokardiyografi ile S/SR değerleri ve sistolik fonksiyonlar arasındaki iyi korelasyonun gösterilmesi ile desteklendi. Bizim sonuçlarımız başarılı primer PTKA yapılan AAMİ'lü hastalarda akut iskemi ve remodelling' in belirlenmesinde velositelerden üstün olan S ve SR verilerinin kullanılmasının klinik olarak avantaj lannı gösterdi.