Kraniyofasiyel travmaların servikal yaralanmalar ile birlikteliği ve klinik yol göstericiliği


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2006

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FATİH BİLGE

Danışman: Hakan Hadi KADIOĞLU

Özet:

ÖZET Travma, tüm dünyada en ciddi sağlık problemlerinden biri olup, 1-44 yaş arası populasyonda en yaygın ölüm, sakatlık ve iş gücü kaybı nedenlerinden birisidir. Tüm travma hastalarının da yaklaşık %56-60'ında hafif ya da ciddî kafa travması bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, acil birimlerde görevli tüm hekimlere travmanın oluş mekanizması ve kraniyofasiyal bölgenin fizik muayene bulgularının, servikal spinal sistem açısından önemini göstermek, klinik olarak yol göstericiliğini belirterek buna yönelik önlemlerin alınması gerekliliğini hatırlatmaktır. Çalışmamızın, 6 aylık süre zarfında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalma müracaat edecek olan olgularla yapılması planlandı. Bu sürede, baş- boyun ve yüz travmalı 142 (%26,5) kadın, 394 (%73,5) erkek toplam 536 olgu dahil edildi. Hastaların, demografik verileri, travma mekanizması, yakınmaları, ek travmalar, olay yerinden nakil şekli ve zamanı, spinal yaralanmanın olası mekanizması, vital bulgular, fiziksel muayene bulguları, nörodefisiti olup olmadığı kaydedildi. Travmaya sebep olan nedenler araştırıldığında 176 (%32,8) olgu trafik kazası, 246 (%45,9) olgu düşme, 50 (%9,3) olgu darp, 3 (%0,6) olgu spor yaralanması, 61 (%1 1,4) olgu diğer nedenlere bağlı olarak başvurmuşlardır. Çalışmamızda baş boyun lezyonları ile servikal injüri karşılaştırıldığı zaman frontal bölgede lezyonu olan 215 (%40,1), temporal bölge lezyonları olan 61(%21,4), oksipital bölge lezyonlan olan 111 (%20,7) olgu tespit edilmiştir. Tüm bu olgular içinde servikal injüri rastlanan olgu sayısı 11 (%2,83)' tür. Çehrede lezyon tespit edilen 162 olgu arasında 6 (%3,7) olguda servikal injüri saptanmıştır. Bu çalışmanın sonucunda, baş boyun yaralanmaları ile servikal injüri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki gösterilememiştir (p>0.01). m