Ketamin, Midazolam ve Ketorolak'ın spinal kullanımlarının nörotoksik etkileri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 1998
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÖKHAN GÖKMEN
Danışman: Hüsnü KÜRŞAD
Özet:49 ÖZET Günümüzde spinal ilaç kullanımı kanserli hastalarda, spastisitelı nörolojik hastalarda, Alzheimer demansında hızla gelişmektedir. Bu uygulamanın faydaları yanında zararlarını da göz önüne almak gerekmektedir. Bu amaçla klinikte en yaygın olarak opioidler kullanılmaktadır. Ancak bu ajanların solunum depresyonu ve ilaç alışkanlığı gibi yan etkileri vardır. Bu nedenle çeşitli çalışmalarla nonsteroid antienflamatuar ilaçlar, benzodiazepinler, fensiklidinler, a2 agonistler veya antikolinesterazlar gibi ilaçların intratekal kullanımları incelenmiştir. Ancak bu ilaçların insanlarda güvenle kullanılabilmeleri için öncelikle hayvanlarda yapılan nörotoksisite çalışmalarına ihtiyaç vardır. Bu nedenle biz, randomize çift kör bir çalışma planlayarak ketamin, midazolam ve ketorolakın spinal kordda ve kan-beyin bariyerinde oluşturdukları değişiklikleri ışık ve florasan mikroskobu ile incelemeyi amaçladık. Bu çalışma Yeni Zelanda türü 50 tavşan üzerinde yapıldı. Denekler randomize olarak 10 arlık 5 gruba ayrıldı. Grup S'e (kontrol grubu) 0.3 mi % 0.09 NaCI, Grup L'e (kontrol grubu) 0.3 mi % 1 lidokain, Grup K'e 0.3 mi % 1 ketamin, Grup M'a 0.3 mi % 0.1 midazolam, Grup C'a 0.3 mi % 0.1 ketorolak intratekal yolla verildi. Vasküler kanülasyondan sonra, Evans Mavisi enjeksiyonundan sonra, spinal enjeksiyondan 3 dk sonra ve spinal enjeksiyondan 60 dk sonra olmak üzere 4 farklı zamanda solunum hızı, nabız, hemodinamik değişiklikler ve arterial kan gazı değişiklikleri kaydedildi. Bir haftanın sonunda denekler intrakardiak paraformaldehid enjeksiyonu ile sakrifiye edilip, servikal, torakal ve lumbal segmentlerden alınan kesitlerde histopatolojik ve kan - beyin bariyer lezyon değişiklikleri araştırıldı. Sonuç olarak; midazolamın nörotoksik olduğu ve insanlarda intratekal kulanımından kaçınılması gerektiği, ketaminin doz ve koruyucu faktörlerine bağlı olarak nörotoksik olduğu, ketorolakın yoğunluğuna bağlı olarak verildiği bölgeye yakın bölgelerde nörotoksik olduğu kanaatine varıldı.