Biber fidelerinde kuraklık ve tuz stresinin bitki gelişimi, besin maddesi içeriği, bazı biyokimyasal ve fizyolojik özellikleri üzerine etkisi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÖKÇE AKGÜL

Danışman: Ertan Yıldırım

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma, dünyada ve ülkemizde yaygın olarak yetiştiriciliği yapılan biberde fide döneminde kontrol dahil olmak üzere üç farklı tuz seviyesinde (0, 75, 150 mM NaCl) ve üç farklı kuraklık seviyesinde (%100, %75 ve %50 tarla kapasitesi su miktarı) bitki gelişimi, besin maddesi içeiği ile bazı fizyolojik ve biyokimyasal reaksiyonları belirlemek amacıyla Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Araştırma Seraları ve Laboratuarlarında 2017 yılında yürütülmüştür. Denemede bitkisel materyal olarak Yalova çarliston ve Maraş biber (Capsicum annuum L.) çeşitleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre uygulamalar ve dozlar arasında önemli farklılıklar ortaya çıkmıştır. Tuzlu ve kurak şartlarda yetiştirilen biber fidelerinde uygulamaların bitki gelişimi (taze, kuru ağırlık vb.), bazı bitki fizyolojik ve biyokimyasal parametreler (doku elektrik iletkenliği, stoma iletkenliği, doku oransal su içeriği, amino asit, antioksidanlar vb.) ve bitki besin element içeriği üzerine etkisinin önemli olduğu belirlenmiştir. Gerek tuzluluk gerekse kuraklık stres koşulları biberde bitki gelişimi ile fotosentetik aktivite, klorofil miktarı gibi bazı özellikler üzerine olumsuz etki göstermiş olup, bu etki iki stres faktörünün bir arada kullanıldığı uygulamalarda daha da fazla artış göstermiştir. Stres koşullarına tolerans da biber fideleri antioksidan enzim aktivitesinde, besin maddesi alımı veya proin ya da şeker içeriği gibi parametrelerde değişim göstererek stres şartlarına adaptasyon sağlamaya çalışmışlardır. Çalışmada ayrıca, tuzluluğun ve kurak koşulların birlikte fideler üzerine meydana getirdiği olumsuz etkinin ayrı ayrı verdikleri olumsuz etkiden daha fazla olduğu ortaya konulmuştur.