Atık Malzeme Kullanımının Sosyokültürel ve Ekonomik Dönüşümüyle Sanatsal Yapıtlara Yansımaları
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Heykel Anasanat Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TUNAHAN AYDEMİR
Danışman: Mustafa Bulat
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışma, atık malzemelerin sosyokültürel ve ekonomik bağlamlarda geçirdiği dönüşümün çağdaş sanat yapıtlarına nasıl yansıdığını ve bu dönüşümün sanatsal üretim biçimlerini nasıl etkilediğini irdelemeyi amaçlamaktadır. Atık, yalnızca fiziksel bir unsur değil; aynı zamanda simgesel, estetik ve ideolojik bir temsil alanı olarak ele alınmakta, Baudrillard, Bauman, Bourdieu gibi çağdaş kuramcıların kavramsal çerçeveleriyle modern tüketim toplumundaki çok katmanlı anlamları doğrultusunda analiz edilmektedir. Bu bağlamda, tüketim kültürü, dijitalleşme ve ekolojik krizlerle şekillenen sanat pratikleri üzerinden atığın dönüşümü okunmaktadır. Araştırmada nitel yöntem tercih edilmiş hem kuramsal kurgu hem de sanat eseri çözümlemeleri aracılığıyla disiplinlerarası bir yaklaşım benimsenmiştir. Sanat tarihi, kültürel çalışmalar, sosyoloji ve estetik felsefesi gibi alanlardan yararlanılarak, seçilen yerli ve yabancı sanatçılara ait eserler ikonografik ve kavramsal düzeyde incelenmiştir. Duchamp'ın ready-made'lerinden Arte Povera akımına, Refik Anadol'un dijital veriyle kurduğu ilişkiye kadar çeşitli örnekler üzerinden, atık malzemenin sanatın hem biçimsel hem de içeriksel dönüşümündeki rolü tartışılmıştır. Bulgular, atık kavramının yalnızca maddi değil; üretim-tüketim döngüsüne, sınıfsal eşitsizliklere ve kültürel belleğe dair çok katmanlı anlamlar taşıdığını ortaya koymaktadır. XX. yüzyıldan itibaren atık malzeme kullanımı, geleneksel estetik anlayışların sorgulanmasını sağlamış ve yeni bir eleştirel sanat dili yaratılmasına katkıda bulunmuştur. Atık, sanatçılar tarafından işlevsel, kavramsal ve politik bir araç haline getirilmiş; sistemin görünmeyen yüzünü ifşa eden bir araç olarak sınıf, coğrafya ve kültürel ayrımların yeniden düşünülmesine olanak sağlamıştır. Sonuç olarak, atık kavramı yalnızca çevresel yönleriyle değil, aynı zamanda etik, politik ve kültürel boyutlarıyla da sanatsal üretime yön veren bir unsur olarak belirginleşmektedir. Modern kapitalist sistemin ürettiği israf kültürü, sanatta hem eleştirel hem de dönüştürücü bir estetik ortaya koyarken; atığın yeni bir anlam ve yaratım potansiyeli taşıdığı görülmektedir. Bu çerçevede sanat, biçimsel bir ifade olmanın ötesine geçerek, toplumun değer yargılarını, ekonomik ayrıcalıkları ve kültürel temsilleri sorgulayan güçlü bir söylem alanına dönüşmektedir.