Derin venöz trombozlarda teşhis, tedavi ve profilaksi (klinik deneyimlerimiz)
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2005
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YUSUF VELİOĞLU
Danışman: Hikmet KOÇAK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:IV ÖZET Derin ven trombozu genel popülasyonda ve özellikle cerrahi uygulanan olgularda oldukça sık karşılaşılan ve yaşam kalitesi üzerine olumsuz etkileri olan ciddi bir sağlık sorunudur. Ciddiyetini, pulmoner emboli (PE), akut renal yetersizlik, Phlegmasia cerulea-alba dolens, post-flebitik sendrom gibi ciddi morbidite ve mortaliteye yol açabilen komplikasyonlanndan almaktadır. Postmortem çalışmalardan elde edilen veriler, hastalığın sıklığı ve ciddiyeti üzerine yapılan yorumlan desteklemektedir. Sunulan bu retrospektif çalışmanın amacı derin venöz trombozlu olgulardaki tecrübelerimizi aktarmaktır. Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalımızda 1993-2003 yıllan arasında kliniğimizde yatınlarak tedavi edilen 505 olguya ait veriler dosya kayıtlanndan elde edildi. Olguların semptom ve fizik muayene bulgulan, lokalizasyonlan, risk faktörleri, tanı metotlan, uygulanan tedavi yöntemleri ve gelişen komplikasyonlar çalışmada değerlendirme parametreleri olarak belirlendi. Olgularımızın 240'ı (%47.5) kadın, 265'i (%52.5) erkek olup ortalama yaşlan 46±17 (17-90 yaş) idi. %95.6'sı semptomatik olan olgularımızda en sık karşılaşılan yakınmalar şişlik (%95.6) ve ağn (%88.5) idi ve %57.2'inde Homans Testi pozitifti. Lokalizasyon olarak en sık sol alt ekstremite (%57.6) DVT'u tespit edildi. Risk faktörleri olarak olgularımızın %12.5'inde cerrahi müdahale, immobilizasyon %11.3, kardiak bir hastalık %11.3 oranında tespit edilirken %28.9'unda belirli bir risk faktörü tespit edilemedi. Tanı olgulann tümünde dupleks uhrasonografi ile kondu. Olgulanmızın %49.3'üne DMAH ve %50.7'sine SH başlanıp en az 3 ay süreyle idame tedavi %91.9'unda varfarin, %7.2'sinde DMAH ile yapıldı. Olgulann %4.2'sinde trombolitik tedavi ve %0.8'inde venöz trombektomi yapıldı. DVT komplikasyonu olarak olgulann %5.7'sinde postflebitik sendrom, %5.6'smde pulmoner emboli ve %3'ünde phlegmasia cerulea dolens gelişirken %8.1 olguda nüks DVT tespit edildi. Komplikasyon gelişimi açısından DMAH ve SH tedavileri arasında istatistiksel olarak anlamlı farkldık tespit edilemedi. DVT'lu olguların enerjik takip ve tedavisi, gerek DVT'un klinik seyrinde gerekse neden olduğu komplikasyonlann önlenebilmesinde önem arz ettiği ancak DVT için risk faktörlerinin ekarte edilmesinin bu hastalığın insidansının düşürülmesinde hayati değere sahip olduğu kanaatindeyiz Anahtar Kelimeler: Derin Ven Trombozu, Düşük Moleküler Ağırlıklı Heparinler,