Temporomandibular eklem disfonksiyonu olan hastalardaki kondiller kemik değişikliklerinin internal düzensizlik (disk deplasmanı) ile olan ilişkisinin incelenmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Diş Hekimliği, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2009

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖZKAN MİLOĞLU

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Ahmet Berhan YILMAZ

Özet:

Çalışmamızın amacı TMED şikâyeti mevcut olan genç ve erişkin bireylerdeki MRG ile elde edilen internal düzensizliklerin; BT ile elde edilen kondiler kemik değişiklikleri ile olan ilişkisini incelemektir.Çalışmamızda Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Oral Diagnoz ve Radyoloji Anabilim Dalına TME'ye yönelik şikâyetlerle başvuran bireyler değerlendirmeye alındı. TME'ye yönelik şikâyet olarak ağız açmada kısıtlılık, deviasyon ve defleksiyonun varlığı, klik, krepitasyon ve poping gibi eklem sesleri, kapalı ya da açık kilitlenme baş, yüz, kulak ağrısı gibi semptomlar arandı ve bu hastalara TME disfonksiyonu ön tanısı kondu. Klinik muayenesinde bu disfonksiyonu tarifleyen 41 kadın, 9 erkek toplam 50 hasta çalışmaya dahil edildi.Hastalarımızın MRG görüntüleri ağız açık ve kapalı pozisyonda koronal ve sagittal planda T1, T2 ve proton densite imajların yardımıyla elde edildi.Hastalarımızın BT görüntüleri çok kesitli bilgisayarlı tomografi (multislice BT) cihazında TME bölgesini içine alacak şekilde 0,6 mm lik sagittal ve koronal kesitler alınarak elde edildi.Hastaların MRG'de disk pozisyonları sınıflandırılırken ağız kapalı pozisyonda, diskin posterior bandı kondilin süperiorunda, saat 12 pozisyonunda ve ağız açık pozisyonda diskin kondil ile artiküler eminens arasında yer alması durumundaki sapmalara göre yapıldı. Disk ağız kapalıyken saat 12 pozisyonunda ve kapalıyken de kondil ile artiküler eminens arasında yer aldığında normal pozisyonda kabul edildi. Diskin hem açık hem de kapalı ağız pozisyonunda kondilin anteriorunda konumlanması redüksiyonsuz disk dislokasyonu, ağız kapalıyken kondilin anteriorunda yer alıp, açıldığında normal konumuna gelmesi redüksiyonlu disk dislokasyonu olarak tanımlandı.BT'de kondil değişiklikleri incelenirken kemik değişikliğinin olmadığı ve açık kortikal kemik yüzeyinin olduğu kondil normal, konveks formdan sapmış düz kemik kontürünün olduğu kondil düzleşme (flattening), komşu subkortikal kemik ve kondil yüzeyindeki azalmış dansiteye sahip lokalize bir sahanın olduğu durumda erozyon ve kondilin süperior ya da anterior yüzeyi üzerindeki marjinal bir kemik büyümesinin olduğu kondil osteofit formasyonu olarak kabul edilmiştir.Toplam 100 eklemin BT görüntülerinde 53 kondilde herhangi bir kemik değişikliği mevcut değilken; 47 kondilde kemik değişikliği tespit edilmiştir. Bu değişikliğin tespit edildiği vakalarda 19 kondilde düzleşme, 18 kondilde erozyon ve 10 kondilde ise osteofit formasyonu tespit edilmiştir Aynı eklemlerin MRG görüntülerinde ise 100 eklemin 52'sinde disk pozisyonu normal iken; 37 eklemde redüksiyonlu disk deplasmanı ve 11 eklemde ise redüksiyonsuz disk deplasmanı tespit edilmiştir.Kondiler kemik değişikliğinin olmaması ile normal disk pozisyonu arasındaki ve kondiler kemik değişikliğinin varlığı ile diskin deplase olması arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlıdır (p 0.05).Disk deplasmanının varlığı ile erezyonel kondiler kemik değişikliği arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlıdır (p 0.05).Osteofit varlığı ile deplase disk arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0.0001). Buna ilaveten osteofit formasyonunun belirlendiği vakalardaki redüksiyonlu ve redüksiyonsuz disk deplasmanları arasında ortaya çıkan farklılık da anlamlıdır. Osteofit varlığı ile redüksiyonsuz disk deplasmanı arasındaki ilişki de istatistiksel olarak anlamlı olarak tespit edilmiştir (p<0.05).