Tralleis güney nekropolü oda mezarları ve buluntuları
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Arkeoloji Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SİNEM COŞKUN
Danışman: Zerrin Aydın Tavukçu
Özet:Günümüzde Aydın İli sınırları içerisinde yer alan Tralleis, antik kaynaklarda da ismi geçen döneminin önemli kentlerinden biridir. Kalıntıları günümüzde Aydın'ın simge yapıları olarak gösterilmeye devam etmektedir. Tralleis'te yıllardır aralıklarla devam eden arkeolojik kazılar sonucunda kentin zengin kültürüne ait pek çok bilgi edinilmiştir. Nekropollerine ait bilgiler, yapılan arkeolojik kazılar ve Aydın Müzesi tarafından gerçekleştirilen kurtarma kazıları sonucunda çoğalmaktadır. Günümüzde kent merkezinin altında kalan güney nekropol alanında Aydın Müzesi tarafından 2016-2017 yıllarında Köprülü Mahallesi 419 Ada 28 Parsel'de 2 oda mezar, 418 Ada 7 Parsel'deki 2 oda mezar ve 2 situla mezar ile Mesudiye Mahallesi 561 Ada 5 Parsel'de 1 oda mezar ve 1 situla mezarda gerçekleştirilen kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan mezar yapıları ve buluntuları bu tezin konusunu oluşturmaktadır. Bu kapsamda ortaya çıkarılan 5 oda mezar ve 3 situla mezar incelenmiş, bunun sonucunda mezarlarda kremasyon ve inhumasyon gömünün uygulandığı ortaya çıkarılmıştır. Kentin ölü gömme geleneklerine, mezarlardaki bireylere ve mezarların kullanım aralığına dair bilgiler veren mezar buluntuları tezin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Çalışmada, in-situ durumda ele geçen iyi korunmuş eserlerin yanısıra mezarların dolgu toprağından çıkarılmış, parçalar halinde günümüze gelmiş sayısız buluntunun içinden arkeolojik veri sunacak durumda olanlar da seçilmiştir. Kataloğa toplam 182 eser alınmıştır. Buluntular materyellerine göre pişmiş toprak, cam, metal ve kemik olarak 4 gruba ayrılarak, kendi içlerinde alt başlıklar altında ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Bu çalışmanın sonucunda mezarların MÖ 2. yüzyıl ile MS 2. yüzyıl içinde yoğun olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Ardından gelen süreçte bu yoğunluğun azaldığı ancak MS 7. yüzyıl başlarına değin nekropol alanının terkedilmeyerek sonraki yıllarda da kullanıldığı ortaya çıkmıştır.