Âşık tarzı şiir geleneğinde divani türü üzerine bir araştırma
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2011
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ADEM BALKAYA
Danışman: Dilaver Düzgün
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Âşık tarzı şiir geleneğinde, henüz tartışmasız olarak kabul gören, şekil ve tür tasnifi bulunmamaktadır. Kimi araştırmacılar, âşık şiirinde şeklin olmadığını, yalnızca türden bahsedilebileceğini söylerken, kimileri de sadece ?mâni ve koşma?yı şekil, diğerlerini tür kabul etmektedirler. Yapılan son çalışmalarla birlikte ?destan? da şekil sayılmaya başlanmıştır. Ancak yaygın kanı, mâni ve koşma'nın temel şekiller olduğudur.Bu tartışmaların daha önce üzerinde durulmamış bir yönü de tasniflerde ?Aruzlu Türküler?, ?Aruzlu Şekiller?, ?Aruzlu Tür ve Şekiller? gibi başlıklarla verilen şiirlerin netlik kazanmamış oluşudur. Bazı dönemlerde kimi âşıklar tarafından aruz ölçüsüyle de yazılmış olan türler, başlı başına ?aruzlu? tür/şekil sayılmıştır. Bu çalışmada tüm bu tartışmalara genişçe yer verilmiş ve yeni bir tasnif denemesi yapılmıştır.Aruzlu diye nitelendirilen tür/şekillerin başında divan veya başka bir deyişle divani gelmektedir. Divani, hecenin on beşli ölçüsü veya aruzun Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün kalıbıyla yazılmış, daha çok didaktik, nasihat edici konuları işleyen bir âşık şiiri türüdür. Yaygın olarak divan şairlerinin şiirlerini icrada kullandıkları gazel, murabba, muhammes, müstezat gibi nazım şekilleri, divani türünde eser veren âşıklarca da kullanılmıştır.Çalışmada üzerinde durulan başka bir konu da divanileri diğer türlerden farklı kılan kendisine mahsus havalarla okunmasıdır. Bu konuda yüze yakın âşıkla görüşmeler yapılmış ve bildikleri divan havalarının isimleri kayıt altına alınmıştır. Ayrıca divanlar fonksiyonları ve konuları bakımından da incelenmiş ve üzerinde çalışılan metinler son bölümde verilmiştir.