Safevi dönemi Tebriz ekolü minyatürlerinde tekstil


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Necmettin Erbakan Üniversitesi, İslam Tarihi ve Sanatları anadalbilim, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TUBA SUBAŞI ADIBELLİ

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Mustafa Yıldırım

Eş Danışman: Mahdı Mohammadzadeh

Özet:

Safevi devletinin kurucusu Şah İsmail’in on altıncı yüzyılın başında
Akkoyunluları hezimete uğratarak 1502’de Tebrizi alması, 1503’de Şiraz’ı ve 1510’da
Herat’ın fethedilmesi ile zengin bir sanat okulunun temelleri atılmıştır. Tebriz ilim ve
sanat camiasının öne çıkan şehri olmuş ve bir yüzyılı aşkın süre Tebriz sanat okulu
kendinden önceki ekollerin harmanlanması ile kendine has bir üslup geliştirmiştir.
Tez çalışmamızda Ulusal ve Uluslararası müze kütüphane envanterlerinde bulunan muhtemelen Safevi Dönemi Tebriz üslubu olduğunu tespit ettiğimiz minyatürlü 27 eser içinden 156 minyatürlü sayfanın tekstil tasarım kompozisyonları incelenmiştir. Tezin birinci bölümünde; Safevi Dönemi siyasi tarihi, kültür ve sanat faaliyetleri incelenmiştir. Tezin ikinci bölümünde; Safevi Dönemi Tebriz ekolü minyatür tarihi incelenmiş Safeviler öncesi ve Safeviler Dönemi olarak ele alınmıştır.
Üçüncü bölüm; Safevi Dönemi tekstil tarihi incelenmiştir. Dördüncü bölüm; beş farklı müze ve iki kaynak eser ele alınarak yirmi yedi katalog (yüz elli altı minyatür) tekstil tasarım bağlamında detaylı analiz edilmiştir. Tezin beşinci bölümünde; araştırma kapsamında incelenmiş olan minyatürlü sayfaların ayrıntılı değerlendirmesi yapılmıştır.
Sonuç olarak tespit edebildiğimiz, muhtemel Safevi Dönemi Tebriz ekolü eserlerinin katalog bölümündeki detaylı incelemesinin ışığında, minyatürlü eserlerin Akkoyunlu Türkmen Dönemi ve Timur sanat anlayışının etkisi altında oluştuğu görülmüştür. Minyatür sanatındaki tasvir gücünün tekstil sanatına yansıdığı, incelenen tekstil unsurlarından kaftan, başlık, çadır ve sayebanların dönemin üslup özelliklerini tamamıyla taşıdığı görülmektedir. Tebriz sanat üslubu, kendine has özellikler ve üstün sanat eserlerinin doğmasını sağlayacak yeni bir ekolün başlangıcı olmuştur