Alt konka hipertrofilerinde radyofrekans ablasyon, parsiyel rezeksiyon ve turbinoplasti sonuçlarının rinomanometri ve mukosiliyer aktivite ile değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BUKET ÖZEL BİNGÖL
Danışman: Enver ALTAŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET Giriş: Burun tıkanıklığı, Kulak Burun Boğaz hekimlerinin klinik pratikte en sık karşılaştığı semptomlardan biridir. Konka hipertrofilerine bağlı nazal obstrüksiyonun tedavisinde birçok medikal ve cerrahi tedavi yöntemleri kullanılmaktadır. Konka cerrahisindeki ulaşılmak istenen ideal sonuç; nazal fizyolojiyi bozmadan ve komplikasyonlara yol açmadan obstrüksiyonun ortadan kaldırılmasıdır. Amaç: Alt konka hipertrofisinin tedavi yöntemlerinden olan radyofrekans ablasyon, parsiyel konka rezeksiyonu ve turbinoplastinin; 1) nazal pasaj açıklığı, 2) mukosilier klirens ve 3) nazal obstrüksiyon semptomları üzerine etkilerini araştırmaktır. Mataryel-metod: Bu çalışma, 2011-2013 yılları arasında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Kliniği'ne burun tıkanıklığı şikayeti ile başvuran ve alt konka hipertrofisi tanısı alan 76 kişilik hasta grubu ve herhangi bir nedenden dolayı kliniğimize başvuran ve burun tıkanıklığı şikayeti olmayan 25 kişilik kontrol grubu oluşturularak yapıldı. Hasta grubundan 25 hastaya radyofrekans ablasyon, 31 hastaya parsiyel alt konka rezeksiyonu, 20 hastaya turbinoplasti yapıldı. Tüm hastalara pre-op, post-op 1. ayda ve 6. ayda rinomanometri yapıldı, pre-op ve post-op 6. ayda mukosilier kilirens zamanlarına bakıldı ve NOSE anket çalışması yapıldı. Bulgular: Post-op 1. ayda turbinoplasti grubunda, total nazal hava direnci diğer iki grubun total nazal hava direncine göre daha düşük idi. (p<0.017) Bizim elde ettiğimiz sonuçlarda; RF, parsiyel alt konka rezeksiyonu ve turbinoplasti yöntemlerinden hiçbirinin mukosilier klirensi etkilemediği görüldü. NOSE sonuçlarına göre de post-op 6. ayda her grupta anlamlı düzelme olduğu ve gruplar arasında fark olmadığı görüldü. Sonuç: Her üç yöntemin de alt konka hipertrofilerinde etkili ve güvenli bir yöntem olduğu ve turbinoplastinin diğer iki yöntemden daha erken sonuç verdiği görüldü. Anahtar kelimeler: Konka hipertrofisi, Burun tıkanıklığı, Radyofrekens ablasyon, Parsiyel konka rezeksiyonu, turbinoplasti.