St segment yükselmesi olmayan akut koroner sendromlu hastalarda metoprolol veya karvedilol'ün serum GGT ve ürik asit düzeylerine etkilerinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2013

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Lütfü AŞKIN

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Şule KARAKELLEOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Akut koroner sendrom, akut miyokard iskemisine bağlı olarak ortaya çıkan semptom ve bulgularla karakterli önemli bir sağlık problemi olup, son yıllarda yapılan çalışmalarda serum GGT ve Ürik Asit düzeyinin tanı ve prognozda önemli bir yeri olduğu gösterilmiştir. Bu çalışma kardiyoloji kliniğine ST segment elevasyonu olmayan akut miyokard infarktüsü tanısıyla yatırılan ve Koroner Angiografi yapılan 46 hasta ile gerçekleştirildi. Hastaların tedavilerine başlamadan hemen öncesinde rutin kan tetkiklerine ilaveten serum GGT ve Ürik Asit düzeylerine bakılarak kaydedildi. Hastalar daha sonra rastgele iki gruba ayrıldı. Metoprolol alan birinci grupta 23 hasta (17 erkek, 6 kadın), Karvedilol alan ikinci grupta 23 hasta (19 erkek,4 kadın) mevcut idi. Birinci gruba alınan 23 hastaya Koroner Angiografi işleminden önce metoprolol 50 mg/gün p.o başlandı. Diğer gruba da 23 hasta alınmış olup bu gruptaki hastalara Koroner Angiografi işleminden önce Karvedilol 25 mg/gün (12.5 mg ×2) p.o başlandı. Hastalara Koroner Angiografi , yoğun bakım ünitesine yatışlarından sonra ilk 24 saat içinde yapılmış olup, yapılan koroner angiografilerde metoprolol alan hasta grubunda 8 (%34) hastada medikal, 14 (%60) hastada PTCA, 1 hastada CABG (%4.3) kararı alındı. Karvedilol başlanan hastalarda ise 5(%21.7) hastada medikal, 14(%60.8) hastada PTCA, 4 (%17.3) hastada da CABG kararı alınmış olup, iki grup arasında izlenilecek tedavi yöntemi dağılımı açısından fark gözlenmedi ( p:0.288). Birinci gruptaki hastalar, beta bloker (metoprolol 50 mg/gün) ve diğer antiiskemik, antiagregan tedavilerlerle taburcu edildi. İkinci gruptaki hastalar beta bloker ( karvedilol 25 mg/gün), diğer antiiskemik ve antiagregan tedavilerlerle taburcu edildi.1 ay sonra kontrol önerildi. Hastaların ilk kontrollerinde (1. Ay) fizik muayeneleri ve semptom sorgulamaları yapıldıktan sonra rutin laboratuvar tetkiklerinin yanında tekrar serum GGT ve Ürik Asit düzeyleri 2. kez ölçüldü. Çalışmaya alınan tüm hastaların tedavilerinde değişiklik yapılmadan 3 ay sonra tekrar poliklinik kontrolü önerildi. 3. Aydaki kontrollerinde davet edilen hastalarda aynı işlemler bir kez daha tekrarlandı. Bazalde, Metoprolol grubunun GGT değeri, 33.7±21.9 mg/dl saptanırken, Karvedilol alan grupta bu değer 49.8±84.8 mg/dl olarak ölçülmüştür, anlamlı fark bulunmamıştır (p: 0.382). Metoprolol alan hasta grubunda 1.ay ve 3.aylarda serum GGT değerleri sırasıyla 32±17 mg/dl ve 31±16 mg/dl olarak bulunmuş olup bazal, bazal-1. ay ve bazal 3. aylar GGT değerleri arasında anlamlı fark saptanmamıştır(p: 0.506, p: 0.864, p: 0.442 sırasıyla), Karvedilol alan hasta grubunda ise 1.ay ve 3.ay takip değerleri sırasıyla 40±50 mg/dl ve 41±52 mg/dl ölçülmüş olup bazal, bazal 1. Ay, bazal 3.ay GGT değerleri arasında anlamlı fark saptanmamıştır(p:0.293, p: 0.802, p: 0.253 sırasıyla). Her iki tedavi grupları arasında Serum GGT düzeyleri bakımından 1. ve 3. aylarda anlamlı fark saptanmadı. ( p : 0.432 ve 0.407 sırasıyla ). Ürik Asit değerlerine bakıldığında, bazal Ürik Asit değeri Metoprolol alan hasta grubunda 6±1 mg/dl saptanırken, Karvedilol alan grupta bu değer 5±1 mg/dl saptanmış olup, anlamlı fark saptanmadı (p:0.157). 1. ve 3.aylarda yapılan kontrollerde serum Ürik Asit değerleri Metoprolol alan hasta grubunda sırasıyla 6±1 mg/dl ve 5±1 mg/dl olup bazal, bazal-1. Ay, bazal-3.ay Ürik Asit değerleri arasında anlamlı fark saptanmamıştır (p :0.851, p: 0.503, p: 0.457 sırasıyla ), Karvedilol alan grupta bu değerler sırasıyla 5±1 mg/dl ve 5±1 mg/dl olarak ölçülmüş olup bazal, bazal-1. Ay, bazal-3.ay Ürik Asit değerleri arasında anlamlı fark saptanmamıştır( p:0.480, p: 0.344, p: 0.775 sırasıyla). Her iki tedavi grupları arasında 1. ve 3. Aylarda Ürik Asit düzeyleri bakımından anlamlı fark saptanmadı. ( p : 0.222 ve 0.170 sırasıyla ). Sonuç olarak çalışmamızda, AKS' larda arttığı gösterilen ve prognoz belirteçi olarak kabul edilen serum GGT ve Ürik Asit düzeylerinin konvansiyonel tedavide kullanılan beta blokerlerden olan Metoprolol veya Karvedilol tedavisinden etkilenmediği ve her iki grupta da kendi aralarında bir fark olmadığı gösterilmiştir. Anahtar kelimeler: Gamma-glutamiltransferaz, Koroner Angiografi, ST elevasyonsuz miyokard infarktüsü,Akut koroner sendrom