Karasu Nehri'nde (Erzurum) Yaşayan Capoeta capoeta ve Leuciscus cephalus’un Solungaç, Karaciğer ve Böbrek Dokularındaki Histopatolojik Değişiklikler


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Biyoloji Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2013

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Hatice DANE

Danışman: Turgay Şişman

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Erzurum Ovası'nın tek akarsuyu olan Karasu Nehri ünlü nehir Fırat'ın kaynağını oluşturmaktadır. Tarımsal kaynaklı suni gübrelerin, insektisitlerin, kanalizasyon, sanayi ve fabrika atıklarının bu nehri kirlettiği düşünülmektedir. Bu nehirdeki kirlilik Fırat Havzası'nı tehdit eder niteliktedir. Balıklar yaşadıkları çevreyle temas halindedirler ve bu yüzden sucul kirlilik tespitinde oldukça sık kullanılırlar. Bu çalışmada iki farklı balık türü, Capoeta capoeta ve Leuciscus cephalus Karasu Nehri'nin üç farklı bölgesinden (Aşkale, Dumlu ve Serçeme) yakalandı. Balıkların solungaç, karaciğer ve böbreklerindeki histolojik değişiklikler mikroskobik olarak gözlendi ve kantitatif olarak değerlendirildi. Ayrıca belirtilen bölgelerden alınan yüzey suyu örneklerinde ağır metallerin tespiti yapıldı. Sonuçlar özellikle Aşkale bölgesi yüzey suyunun çeşitli ağır metallerle kirlendiğini gösterdi. Aşkale istasyonu yüzey suyunda tespit edilen Cd, Al, As, Pb ve Mn oranları TSE tarafından belirlenen seviyelerin üzerinde bulundu. Aynı zamanda iki balık türünün solungaç, karaciğer ve böbreklerinde de çeşitli histopatolojik anormallikler tespit edildi. Solungaç filamentlerinde anörism, pekuliar malformasyon, vazodilatasyon, lamellerde dejenerasyon ve hipertrofi, konjesyon, filamenter dilatasyon ve lamellar füzyon gibi anormallikler gözlendi. Karaciğerde ise melanomakrofajlarda birikme, homojen olmayan parankima, hepatopankreasta proliferasyon ve hipertrofi, hepatositlerde vakuolizasyon ve hipertrofi, merkezi vende konjesyon ve dejenerasyon, safra kanalı proliferasyonu, sinuzoidal dilatasyon, vasküler dejenerasyon ve fibrozis en önemli patolojik bulgulardı. Böbrekte ise gözlenen değişiklikler Bowman kapsülü yarılmasıyla oluşan glomerulopati, renal parankima ve tubullerde dejenerasyon, melanomakrofajlarda artış, vakuolizasyon, glomerular pleomorfizm ve konjesyondu. Bu anormalliklerin tamamı her iki balık türünde de gözlendi. Anormallik sıklığı bakımından aralarında önemli bir istatistiksel farkın olmadığı bulundu. Histopatolojik anormallikler bakımından Serçeme Deresi ve Dumlu Deresi'nden yakalanan balıklarda istatistiksel olarak bir artış gözlenmedi. Ancak Aşkale lokalitesinden yakalanan balıklarda patolojinin arttığı ve istatistiksel olarak önemli olduğu tespit edildi. Histolojik lezyonlar karşılaştırıldığında en çok karaciğerin etkilendiği görüldü. Histopatolojideki artışla, Karasu Nehri'nin toksik kimyasallarca kirlendiği ve gözlenen bu anormalliklerin nehre bırakılan atıklarla ilgili olduğu sonucuna varıldı.