Akut Myeloid Lösemi'li olgularda serum soluble endoglin (CD105) düzeyinin prognostik önemi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUHAMMED EMİN SOYDAN
Danışman: Gülden Sincan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Akut Myeloid Lösemi'li Olgularda Serum Soluble Endoglin (CD105) Düzeyinin Prognostik Önemi Amaç: Akut myeloid lösemi olgularının prognozlarının belirlenmesinde çeşitli klinik, laboratuvar ve genetik belirteçler kullanılmaktadır. Ancak aynı risk grubundaki olgular arasında dahi prognoz farklılık göstermektedir. Bu nedenle prognozun belirlenmesinde ek biyobelirteçlere ihtiyaç duyulmaktadır. Akut myeloid lösemi gelişiminde vasküler endotel hücreler tarafından uyarılan anjiogenezin arttığı bilinmektedir. Serum soluble endoglin (CD105) ise vasküler endotel hücrelerinin aktivasyonunu ve proliferasyonunu indükleyen bir transmembran proteindir. Biz, bu nedenle akut myeloid lösemili olgularda serum soluble endoglin (CD105) düzeyini belirlemeyi ve prognostik önemini araştırmayı amaçladık. Materyal ve Metot: Çalışmamıza Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Hematoloji Kliniği'nde 2022 yılından itibaren takip edilen yeni tanı veya nüks akut myeloid lösemili 30 hasta ile sağlıklı 30 birey alındı. Hastaların demografik özellikleri, hemogram ve biyokimyasal parametreleri, C-reaktif protein ile sedimentasyon değerleri, ekokardiyografi bulguları, pulmoner fonksiyon testleri, bilinen ek sistemik hastalıkları, Doğu Kooperatif Onkoloji Grubu (ECOG) ve Karnofsky performans skorları, flow sitometri sonuçları, sitogenetik ve moleküler laboratuvar bulguları, takip süreleri, yaşam durumları, kullanılan kemoterapi protokolleri ve kemoterapiye yanıt durumları hasta dosyalarındaki ve hastane otomasyon sistemindeki verilerden kaydedildi. Akut myeloid lösemili olguların kemoterapi tedavisi öncesi ve sonrası serum örnekleri alınarak -80℃ de saklandı. Olgu sayısı tamamlandıktan sonra akut myeloid lösemili ve sağlıklı olguların serum soluble endoglin (CD105) düzeyleri belirlendi. İstatiksel değerlendirme ve analiz için SPSS 20.0 istatistik programı kullanıldı. İstatiksel analizlerde p<0.05 istatiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: AML hastalarının tedavi öncesi endoglin (CD105) düzeyleri ile eozinofil (p:0,001), Laktat dehidrogenaz (p:0,021), CD11B (p:0,045) ve CD7 düzeyleri (p:0,037) arasında orta derecede ve negatif yönlü, aPTT (p:0,009) ve HLADR (p:0,023) düzeyleri ile ise orta derecede ve pozitif yönlü korelasyonlar saptandı. Bununla beraber tedavi öncesi ve sonrası endoglin (CD105) düzeyleri arasında farklıklık yoktu. AML'li hastaların tedavi öncesi endoglin (CD105) düzeyi ile kontrol grubunun CD105 düzeyi benzer idi. Endoglin düzeyi ile incelenen diğer parametreler arasında da anlamlı korelasyon yoktu. Sonuç: AML'li hastalarda endoglin (CD105) düzeyi tanısal ve prognostik açıdan anlamlı olmayabilir. Anahtar Kelimeler: Endoglin (CD105), Akut Myeloid Lösemi, Prognostik faktör