Egzersizin dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanısı olan ve omayan çocuk ve ergenlerde nöropsikolojik test performansları üzerine akut etkisinin işlevsel yakın kızılötesi spektroskopi (FNIRS) yöntemiyle değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İBRAHİM TİRYAKİ
Danışman: İbrahim Selçuk Esin
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB), okul çağındaki çocukların yaklaşık % 5-8'ini etkileyen, dikkatsizlik, aşırı aktivite ve dürtüsellik ile karakterize çocukluk çağının en sık görülen nörogelişimsel bozukluklardan biridir. DEHB'nin temel semptomlarının; sürekli dikkat, çalışma belleği ve inhibitör kontrol dâhil olmak üzere yürütücü işlevlerde eksiklikler ile ilişkili olduğu belirtilmektedir. DEHB üzerine fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) ve pozitron emisyon tomografisi (PET) gibi noninvaziv fonksiyonel beyin görüntüleme tekniklerinin kullanıldığı birçok araştırma bulunmaktadır. Son zamanlarda, fonksiyonel beyin aktivitesi ile ilişkili serebral hemodinamik değişiklikleri ölçen, invaziv olmayan bir optik görüntüleme tekniği sağlayan fonksiyonel yakın kızılötesi spektroskopisi (fNIRS) giderek popüler hale gelmektedir. fNIRS aracılı yakın kızılötesi ışığın emilimi yöntemi ile, beynin hemodinamiğinde oksijenli, deoksijenli ve toplam hemoglobin (oksi-HB, deoksi-HB ve toplam-HB) konsantrasyonlarındaki değişiklikler hesaplanabilmektedir. Bu sayede, korteks içindeki kan oksijenasyonundaki değişikliklere bağlı olarak dolaylı bir nöral aktivite ölçümü elde edilmektedir. Bu çalışma ile, DEHB tanılı erkek ergenlerde egzersizin go/no-go taskı davranışsal performans üzerine etkisinin yanı sıra egzersizin, yürütücü işlev merkezi olan dorsolateral prefrontal bölgedeki oksijenlenme üzerine etkisinin sağlıklı ergenlerle karşılaştırılması amaçlanmıştır. Ayrıca çalışma kapsamında, laktat düzeyleri ile go-no go taskı davranışsal verileri ve dorsolateral prefrontal bölgedeki oksijenlenme düzeyi arasındaki ilişki incelenmiştir. Yöntem: Çalışmamıza, 13-17 yaş aralığında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu tanısı ile takip edilen 20 erkek ergen olgu grubu olarak, olgu grubu ile yaş açısından eşleştirilmiş herhangi bir psikopatolojisi bulunmayan sağlıklı 20 erkek ergen ise kontrol grubu olarak dahil edilmiştir. Araştırma öncesi araştırmacı tarafından katılımcılar ve ebeveynleri çalışma hakkında detaylı bilgilendirilerek aydınlatılmış onamları alınmıştır. Araştırmacı tarafından katılımcılar ve ebeveynlerine yapılandırılmış bir psikiyatrik görüşme yöntemi olan Gelişim ve Ruhsal Sağlık Değerlendirmesi (DAWBA) uygulanmış ve çalışma kapsamında hazırlanan sosyodemografik veri formu, Conners ebeveyn derecelendirme ölçeği doldurulmuştur. Çalışmanın deneysel basamağı üç aşamalı olarak gerçekleştirilmiştir. Birinci basamakta; katılımcılara bilgisayar üzerinden go/no-go taskı uygulanmış ve eş zamanlı olarak fNIRS ölçümü gerçekleştirilmiştir. Egzersiz öncesi katılımcıların kapiller laktat ölçümü yapılmıştır. İkinci aşamada ise, akut orta dereceli aerobik 10 dakika süren ergometer bisiklet egzersizi gerçekleştirilmiştir. Egzersiz sonrası tekrar kapiller laktat ölçümü yapılmıştır. Üçüncü ve son aşamada ise, başlangıçta uygulanan go/no-go taskı tekrar uygulanmış ve eş zamanlı fNIRS ölçümü gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Egzersiz öncesinde go/no-go taskı sırasında uygulanan fNIRS ölçümü sonucunda DEHB'li grubta özellikle sağ hemisfer DLPFC'de daha az oksihemoglobin düzeyi bulunmuştur. Egzersiz sonrasında ise DEHB'li grupta oksihemoglobin düzeyi kontrol grubu düzeyine ulaşmıştır. Go/no-go taskı davranışsal verileri ise olgu ve kontrol grupları arasında egzersiz öncesinde; go blok doğru sayısı, no-go blok doğru sayısı, no-go blok yanlış reaksiyon süresi, egzersiz sonrasında; no-go blok doğru sayısı, no-go blok doğru reaksiyon süresi ortalaması, no-go blok yanlış reaksiyon süresi, comission hata sayısı, omission hata sayısı (p<0.05) anlamlılık düzeyine ulaşmıştır. Kan kapiller laktat düzeyi ise olgu ve kontrol gruplarında egzersizle beraber yükselmiş olup gruplar arası istatistiki anlamlılık oluşmamıştır. Sonuç: Çalışmamız; DEHB'li ergenlerde egzersizin bilişsel inhibitör kontrol üzerindeki düzeltici etkisini fNIRS aracılığıyla göstermiş olup bu etkiye laktat düzeyinin aracılık etmediği sonucuna varılmıştır. Daha büyük örneklem sayısı, farklı egzersiz tipleri ve laktat ölçümünde kullanılacak daha hassas yöntemlerle beraber yapılacak yeni çalışmalara ihtiyaç vardır.