İtalyanlar için Türkçe öğretimi üzerine yazılmış ders kitaplarında ses bilgisi ve biçim bilgisi konularının incelenmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: RESUL KAYA

Danışman: Halit Dursunoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı İtalyanlara Türkçe öğretimi için yazılmış üç kitaptaki ses bilgisi ve biçim bilgisi konularının incelenmesi ve karşılaştırılmasının ardından, alanyazına önerilerde bulunmaktır: Bu kitaplardan 1910 tarihli, Il Turco Parlato Harf İnkılabı'ndan önce yazıldığı; ikinci kitap Manuale di Lingua Turca, Harf İnkılabı'ndan hemen sonra yazıldığı ve son olarak yakın zamanda yazılan Corso di Lingua, günümüzde İtalya'da bir çok üniversite ve kurum tarafından kullanılmakta olduğu için inceleme nesnesi olarak tercih edilmiştir. Yöntem: Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın ilk aşamasında fonetik ve morfoloji ile ilgili konular etiketlendi. Türkiye'de ve Avrupa'da yayınlanan gramer kitaplarına göre bir model hazırlandı. Bu model verilerin kaydedilmesi ve incelenmesi için kullanılmıştır. Bulgular ve yorum: Üç kitaptan ikisinde Turco Parlato ve Manuale di Lingua Turca adlı eserlerde genel olarak dil bilgisi öğretiminde klasik yöntem anlayışında etkili olan isim, fiil, edat ayrımına göre dil bilgisi konularının sıralandığı görülmüştür. Corso di Lingua adlı eserde konu sıralanışı kısmen farklı olsa da yine de geleneksel anlayıştan izler taşıdığı belirlenmiştir. Turco Parlato ve Manuale di Lingua'da Meninski'nin konu sırasına benzerlik görülürken, özellikle Manuale di Lingua Turca'da Meninski kitabındaki sıranın aynısı olduğu görülmüştür. Üç kitabın her birinde de ses bilgisi ile ilgili unsurların en başta verildiği, daha çok seslerin (ünlüler-ünsüzler) özellikleri, alfabe, ses olayları (özellikle ünlü uyumları) konuları açısından yoğunluğun olduğu görülmüştür. Biçim bilgisi unsurları açısından özellikle Türkçenin ek düzeni üzerinde durulduğu, eklerin isim ve fiil açısından kullanımlarının ele alındığı görülmüştür. Yazarların Türkçenin ek düzeni ile ilgili farkındalıklarının belirgin olduğu anlaşılmıştır. Sonuç: Kronolojik olarak birbirini izleyen bu eserlerin Türkçenin ses ve biçim özelliklerini vermesi açısından en azından başlangıç noktasında İtalyanlara veya İtalyanca bilenlere doyurucu bilgiler vermektedir. Bununla beraber bu kitaplardan sonraki çalışmalar için gerek akademik gerekse de ders kitabı açısından Türkçenin dil bilgisinin bir şablona ihtiyacı olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Türkçe dil bilgisinin standartlaştırılması, bu standartlaşmanın yabancılara Türkçe öğretimi alanına da taşınması üzerinde durulmalıdır.