Romatizmal karditli hastalarda streptokokkal anti-karbohidrat A antikorunun tanısal değeri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2002

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Enver Yaya

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Naci CEVİZ

Özet:

IV TÜRKÇE ÖZET Tesadüfen yakalanmış mitral veya aort kapak yetersizliği olan hastalarda romatizmal etyolojinin nonromatizmal etyolojiden ayırtedilmesi, bu hastalarda penisilin proflaksisine karar verilmesi açısından oldukça önemlidir. Bu çalışmada tesadüfen yakalanmış olgularda romatizmal etyoloji tanısı için referans değerleri saptamak üzere streptokokkal anti-karbohidrat A antikorunun romatizmal karditli hastaların tanısındaki değeri araştırılmıştır. Çalışma Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Kardiyoloji Polikliniği 'nde izlenmekte olan romatizmal karditli 29 hasta ve yaş ve cins olarak karşılaştırılabilir 48 kontrol olgu üzerinde yapıldı. Hasta grubu (Grup 1) modifıye Jones kriterlerine uygun olarak tanı almış romatizmal karditli olgulardan oluşuyordu. Son atak tarihinden itibaren ilk bir yıl içerisinde kan örnekleri alınan olgular Grup İA (4.78±2.83 ay, aralık 7 gün-9.7 ay, ortanca 5 ay), ve bir yıl sonrasında kan örnekleri alınan olgular Grup IB (26.23±18.94 ay, aralık 12.43- 63.52 ay, ortanca 19.05 ay) olarak gruptandın İdi. Kontrol grubuna ARA ve herhangi bir kardiyak hastalık hikayesi olmayan ve son 2 ayda streptokok enfeksiyona ait semptom ve bulgusu olmayan çocuklar alındı. Her olgudan anti- streptolizin O (ASO), anti-deoksiribonükleaz B (anti-DNAse B) ve anti- karbohidrat A (anti-ACHO) antikor düzeyleri çalışılmak üzere kan örnekleri alındı. Bu antikorlar için kontrol grubunda belirlenen nonnalin üst sınırlan ASO için 200 İU/L, anti-DNAse B için 800 ve anti-Aç-no için 2.97 ugr/ml idi. Anti- streptolizin O ve anti-DNAse B düzeylerinin geometrik ortalamaları Grup lA'da (sırasıyla 2.3±0.29, 2.70±0.36) Grup lB'den (sırasıyla 1.91 ±0.21, 2.33±0.18) anlamlı derecede yüksek bulundu (sırasıyla p=0.005, p= 0.04). Her ne kadarV ortalama ASO ve anti-DNAsc B düzeyleri Grup lB'deki hastalarda (sırasıyla 91.7±54.6, 230±82.5) Grup 2 deki hastalardan (sırasıyla 156.25±87.61, 449.41 ±305.65) belirgin şekilde düşük olsa da geometrik ortalamaları istatistiksel olarak önemli bir farklılık göstermedi (sırasıyla p=0.08, p=0.255). Ortalama anti- Acho antikor düzeyi Grup lA'daki olgularda (2.96±0.55) kontrol grubundan (2.6Ü0.42) anlamlı derecede yüksek bulundu (p=0.001) fakat Grup lA'daki ortalama antikor düzeyi Grup 1 B deki olgulardan (2.69±0.37) anlamlı derecede farklılık göstermemiştir (p=O.062). Bu bulgu son ARA atağından 1 yıl sonra kan alınan romatizmal karditli hastalarda, ASO ve anti-DNAse B düzeylerinin aksine yüksek anti-ACHO antikor düzeyinin sebat elliğine işaret etmektedir. Grup lB'deki hastaların ortalama anti-Amo antikor düzeyi kontrol olgulardan istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek değildi (p=0.677). Literatürdeki bilgilerin aksine Grup lB'de ortalama anti-ACHO düzeyinin kontrol grubundan yüksek olmaması bizim popülasyonda romatizmal kardite karşı genetik hassasiyeti belirleyen HLA doku tiplerinin muhtemelen diğer toplumlardan farklı olduğunu düşündürdü. Bizim sonuçlarımız yüksek anti-Anıo antikor düzeyinin son romatizmal atak sonrası 2 yıllık dönemde sebat ettiğini ve bu antikorun tesadüfen yakalanan mitral ve aort yetersizlikli olgularda romatizmal etyolojiyi aydınlatmada kullanılabileceğine işaret etmektedir. Yeni ve geniş kapsamlı çalışmalar yapılarak bu sonuçların doğrulanmasına ve ARA'e karşı genetik hassasiyeti belirleyen HLA doku tiplerinin bizim popülasyonda diğerlerinden farklı olduğu hipotezini değerlendirmeye gereksinim vardır. Anahtar kelimeler: Romatizmal kardit, Anti-karbohidrat A antikoru