Tanzimat'tan II. Yeni'ye Türk şiirinde entelektüel sürgünlük


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HATİCE METİN

Danışman: Erdoğan Erbay

Özet:

Entelektüel, Avrupa'da sekülerleşme sürecinin sonucu olarak beliren bir kavramdır. İnsanlığın değerler ağında merkezî bir rol oynayan, ilahi olanla bağ kuran ve bireylere yol gösteren âlim ve arif kişiler; yoğun düşünsel tartışmaların ve ağır siyasi bedellerin nihayetinde yerlerini entelektüellere bırakmak zorunda kalmışlardır. Tanrısal kimliği ile halkın ve yönetici sınıfın dışında kalan kalem erbabı, artık insanlara aklın egemenliğinde ve siyasi mücadele içinde yol gösteren bir kimliğe evrilmiştir. Tanzimat'la başlayan Batılılaşma süreci bizde de âlim veya arif zümresini tahtından etmiş ve "entelektüel" zümreyi ortaya çıkarmıştır. Türk münevveri, aydını ve günümüzün bir sözcüğü olarak entelektüeli yoğun siyasi, sosyal ve ekonomik buhranın hüküm sürdüğü bir zaman diliminde doğmuştur. Türk aydınının bu doğuş sürecinde "sürgün" olgusu neredeyse vazgeçilmez ve dikkate değer bir yaşantıya dönüşmüştür. Sürgün, Türk aydınını adeta var eden ve biçimlendiren bir süreç olarak belirmiştir. Tanzimat'la doğan bu yeni sınıfın halka ulaşma gayretinin, ona yol gösterme hedefinin en önemli araçlarından birisi ise şiirdir. Tanzimat sonrası süreçte şiir, Türk aydınının düşünsel ve siyasal mücadelesinin bir parçası hâline gelmiştir. Bu çalışmanın amacı Türk aydın ve şairlerinin Tanzimat ve Cumhuriyet Dönemleri arasında tecrübe ettikleri sürgünlüğü mercek altına almak, bu sürgünlüğün metinlere yansıyan duyarlığını ortaya koymak ve entelektüeli var eden bir tecrübe olarak sürgünlüğü irdelemektir. Anahtar kelimeler: Sürgün Tanzimat Dönemi II. Abdülhamit Dönemi Cumhuriyet Dönemi