Akut pankreatit oluşturulan sıçanlarda karvakrol'ün karaciğer üzerine etkileri
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Biyoloji Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MURAT BAKIR
Danışman: Fatime GEYİKOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmada, AP ile teşvik edilmiş karaciğer hasarına karşı KAR etkilerinin saptanması amaçlanmıştır. Bu amaçla, 56 adet Sprague-Dawley cinsi sıçan (250-300 g) sekiz gruba ayrıldı: (I) Kontrol grubu (%0,9'luk serum fizyolojik intraperitonal (İP) uygulandı); (II) AP grubu (50 µg/kg serulein (SER) 1 saat arayla dört İP enjeksiyonla uygulandı); (III, IV ve V) KAR grupları (50, 100, 200 mg/kg KAR, İP enjeksiyonla uygulandı); (VI, VII ve VIII) AP +KAR grupları (SER enjeksiyonundan 2 saat sonra KAR dozları uygulandı). 12 saat sonra, sıçanların kan serumunda lipaz ve amilaz seviyeleri ölçüldü. Karaciğer hasarı tüm serum örneklerinde aspartat aminotransferaz (AST), alanin aminotransferaz (ALT) ve laktat dehidrogenaz (LDH) aktiviteleriyle tespit edildi. Diğer taraftan, karaciğer dokusunda Malondialdehit (MDA) gibi oksidatif stres işaretçisi ve Süperoksid dismutaz (SOD), Katalaz (CAT) ve Glutatyon peroksidaz (GPx) gibi antioksidan enzimlerin aktiviteleri değerlendirildi. Bunun yanısıra, hayvanların karaciğerlerinin ağırlığı tespit edildi ve histopatolojik incelemeler yapıldı. Mikroskobik incelemeler için farklı boyama metotları uygulandı ve skorlama sistemi kullanıldı. Kontrol grubu ile karşılaştırıldığında AP, amilaz ve lipaz seviyelerinde belirgin bir artışa sebep oldu. AP+KAR gruplarında enzimlerin seviyeleri artan doza bağlı olarak azaldı. Üstelik KAR, pankreatit ile teşvik edilmiş MDA seviyesini ve aynı zamanda AST, ALT ve LDH'ın plazma aktivitelerini azalttı. Diğer taraftan, AP grubunda SOD, CAT ve GPx aktiviteleri belirgin bir şekilde değiştirildi ve karaciğerin ağırlığı azaldı. KAR uygulaması ile artan oksidatif stres normalleştirildi ve normal karaciğer ağırlık kazancı gözlendi. Ayrıca AP, karaciğerin histolojik yapısında belirgin bir değişikliğe sebep oldu (infiltrasyon, hepatosit dejenerasyonları, konjesyon, sinüzoidal dilatasyonlar, ödem, hepatositlerde azalan glikojen ve artan lipid, vakuolizasyon ve artan retiküler lif ağı). Oysa tek başına KAR alan deneysel gruplarda herhangi bir patolojik değişiklik gözlenmedi. Üstelik KAR'ın (200 mg/kg) uygulanması AP grubunda karaciğer hasar skorunu belirgin bir şekilde azalttı. Bu çalışmanın sonuçları karaciğer dokusunda KAR'ın etkinlik ve güvenilirliğini belirgin bir şekilde ortaya koyar. Nitekim KAR'ın artan dozları tek başına KAR alan deneysel gruplarda herhangi bir yan etkiye sebep olmaz. Dahası, AP'nin sebep olduğu oksidatif strese karşı KAR'ın yüksek dozu karaciğer hasarlarını modüle etme yeteneği gösterir. 2014, 129 sayfa Anahtar Kelimeler: Deneysel akut pankreatit, Karaciğer hasarı, Karvakrol, Oksidatif stres, Antioksidan, Histoloji.