Urartu Kemerleri Üzerindeki İnsan Tasvirleri
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Arkeoloji Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2009
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Hatice Ergürer
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Mehmet IŞIKLI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Dağlık ve güçlüklerle dolu bir coğrafyaya yaklaşık 300 yıl hakim olan Urartular, merkezi bir devlet kuran ilk uygarlık olmasının yanında mimari, taş ve metal işçiliği gibi alanlarda göstermiş oldukları yetkinlikle Anadolu uygarlıkları içerisinde varlığını kanıtlamıştır. Bu medeniyetin ortaya koyduğu sayısız maddi kültür kalıntıları ve ürünleri Urartu yerleşimleri, kale ve gömütlerinde yapılan bilimsel araştırmalarla gün ışığına çıkmakta ya da çıkarılmaktadır. Bunlar arasında bronzdan üretilmiş, sayıları yaklaşık 400'ü bulan kemerler, üzerindeki zengin süsüleme ve sahneleri ile dikkat çekicidir. Bu çalışmayla Urartu Devleti'nin metal işlemeciliğindeki ustalıklarını yansıtan, Türkiye ve Dünya'nın çeşitli müzelerine dağılmış durumdaki kemerlerin üzerindeki insan tasvirlerinin ayrıntılı olarak incelenmesi; kendilerine özgü özelliklerinin belirlenmesi ve bu özelliklerden yola çıkarak bir stil gelişiminin var olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır.Giriş bölümünde kemerler ve bunlar üzerine yapılmış araştırmalar hakkında kısa bir bilgi verilmiştir. Urartu Tarihi ve Sanatı konusunda genel bir bilgi verildikten sonra, kemerlerin yapımına, tarihlendirmesinde yaşanan sıkıntılara değinilmiştir. Ardından kemerler üzerinde görülen insan tasvirleri detaylı olarak incelenip bir değerlendirilmesi yapılmıştır. Katalog bölümünde kemerlerin özellikleri ve çizimlerine yer verilmiştir. Sonuç olarak kemerler üzerinde kaç tür insan tasviri ile karşılaşıldığı; bu tasvirler içerisinde yer alan askerlerden yola çıkılarak, Urartu askeri yapılanmasının nelerden oluşmuş olabileceği ve üzerindeki tasvire göre kullanımının kişilere göre değişip değişmediği; aynı zamanda da Urartu sanatında stilistik bir gelişme olup olmadığı konusunda açıklamalar yapılmıştır.