Gazâlide bilgi-tanrı ilişkisi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KERİM BARDAKCI
Danışman: Osman Elmalı
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Gazâli'nin entellektüel dünyası için bilgi çok büyük bir önem arz etmektedir. O'na göre insanoğlu'nun yaratılışı'nın en önemli özelliği bilgi'dir. Ona göre ilim mutlu olmaktır. Bu mutluluk ise ancak Allah'ın bilinmesiyle gerçekleşir. Bu düşünceleri ile onun Felsefesi'nde Bilgi- Ahlak-Varlık Felsefeleri birbirleri ile ilintilidir. Bilgi'nin birçok türleri'ni sıralayan filozof, bu bilgiler içerisinde kendisinden şüphe duyulmayan, kendisi'nin deyimiyle Yâkîni Bilgi'ye çok önem verir. Bu ilim ise kalp (sezgi/ilham) yoluyla elde edilen, Nübüvvet (Peygamberlik) ve Tasavvuf Bilgileri'dir ve bu bilgilerin kaynağı Tanrı'dır. Gazâli'ye göre tek gerçek varlık Tanrı'dır. Farklı varlık türleri Tanrı'nın uzantılarıdır, bu farklı varlık türlerine ait olan bilgiler aslında Tanrı'nın farklı varlık türünün özelliğine ait bilgilerdir. Tek varlık Tanrı olunca bütün bilgilerin kaynağı da Tek olan Tanrı oluyor. Çünkü tek olan Tanrı, varlıkları yaratınca onların bilgi elde etme kaynağı olan duyu organlarını ve aklını da yaratıyor. Dolayısıyla insanın "kendi kendine bilgi elde ettiğini" sandığı aklın ve duyu organlarının kaynağı da Tanrıdır. Ayrıca ona göre tıp ve astronomi başta olmak üzere insanın kendi başına elde edemeyeceği bütün bilgiler, peygamberlik makamından yayılırlar, bu makam da kaynağını Tanrı'dan alır. Dolayısıyla bütün bilgilerin kaynağı Tanrı'dır. Ona göre Tanrı hem gerçek varlık hem de gerçek bilginin kendisidir. Tanrı, hem kendisine ait olan bu gerçek bilginin kaynağıdır hem de bu gerçek bilgiye ulaşmanın yöntemini verendir. Onun felsefesinde bilgi'nin Tanrı ile olan ilişkisi budur. Gazâli, aklın ve duyular'ın verdiği bilgileri reddetmemiş; tersine insandaki ilk bilgiler'in bu kaynaklar vasıtasıyla elde edildiğini söylemiştir. Fakat bu kaynaklar tarafından elde edilen bilgiler'in, kendilerinden şüphe etmeye başlamıştır. Bu metodik şüphesinin sonucunda da, kendisinden şüphe edilmesi mümkün olmayan bilgilerin, kalp ile elde edilen Tanrısal kaynaklı, nübüvvet ve tasavvuf bilgileri olduğunu söylemiştir. Bu metodik şüpheciliği ile Descartes'ın; aklın eleştirisini yapması ile Kant'ın; nedenselciliği eleştirmesi ile Hume ve Ara Nedenciler'in; bilgi'nin kaynağı'nın Tanrı olduğunu söylemesi açısından da İmancılık (fideizm)'ın öncülü olmuştur. Âlemi ikiye ayırıp ele alması açısından da Platon'un varlık anlayışı ile benzerlik göstermesine rağmen, filozofun Platon'dan etkilendiği söylenemez. Çünkü bu düalist varlık anlayışı filozofun mensubu olduğu İslâm Dini'nin varlık anlayışıdır. Anahtar Kelimeler: Duyular, Akıl, Kalp (Sezgi/İlham), Nübüvvet, Tasavvuf, Bilgi, Tanrı, Gazâli.