Yeşil altyapı sistemleri kapsamında yağmur suyu yönetimi Malatya kent merkezi örneği
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Peyzaj Mimarlığı Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TURGUT DİNÇER
Danışman: Sevgi Yılmaz
Özet:Amaç: Aşırı kentleşme sebebiyle şehirlerde meydana gelen ve yoğun yapılaşma sonucu gün geçtikçe daha da artan geçirimsiz alanların oluşturduğu yağmur suyu yüzey akışlarına ve beraberinde getirdiği çevresel sorunlara Yeşil Altyapı (YA) / Düşük Etkili Gelişim (DEG) bileşenleri gibi sürdürülebilir yenilikçi yaklaşımlarla çözüm bulmak ve yetersiz kalan geleneksel kanalizasyon ağı veya diğer bir adıyla gri altyapı sistemleri üzerindeki baskıyı azaltarak alternatif çözümler üretmektir. Yöntem: Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı (USEPA) tarafından geliştirilen ve yağmur suyundan kaynaklı yüzeysel akışları sisteme girilen bir takım veriler (altyapı, yağış ve alan verileri) ışığında simüle eden, aynı zamanda Yeşil Altyapı/Düşük Etkili Gelişim bileşenleri gibi sürdürülebilir yaklaşımların etkinliğini ölçmeye imkân tanıyan süreç tabanlı bir yağmur suyu yönetim modeli, Stormwater Managemant Model (SWMM) uygulanmıştır. Bulgular: Dört farklı Düşük Etkili Gelişim (DEG) bileşeninin (yeşil çatı, yağmur varilleri, geçirimli kaplamalar ve yağmur bahçeleri) etkinliğinin ölçüldüğü simülasyon çalışmalarında toplam yüzeysel akışlarda; yeşil çatı sistemlerinin kullanılmasıyla %2,15, yağmur varilleri kullanılmasıyla %8,10 ve eşit oranda geçirimli kaplama sistemleri ve yağmur bahçeleri kullanılmasıyla ise her iki bileşen için %6,60 oranında bir düşüş meydana gelmiştir. Sonuç: Düşük Etkili Gelişim (DEG) bileşenlerinin geleneksel altyapı sistemleriyle birlikte kullanılmasıyla yağmur suyundan kaynaklı yüzeysel akışlarda %22,20 oranında bir azalma meydana gelerek bu sistemlerin kentsel alanlarda geleneksel altyapı sistemlerine alternatif olarak kullanılabileceği ve aynı zamanda sistemler tarafından tutulan yağmur sularının uygun koşullarda depolanmasıyla içilemez su ihtiyaçları için alternatif su temini sağladığı tespit edilmiştir.