Primer İTP'li olgularda anti-tiroid antikor sıklığının ve klinik etkinliğinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AHMET ONUR DEMİRCİ

Danışman: Handan ALP

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Primer İTP çocukluk çağında karşılaşılan en sık kanama bozukluklarından birisidir. Trombosit sayısının azalması ile karakterize, kanamariskinin arttığı, çocukların immün aracılı bir hastalığıdır. Yapılan çalışmalarda İTP ve tiroid otoantikor pozitifliği arasındaki ilişki tam olarak netleştirilmemiştir. Çalışmamızdaki amacımız; daha önce bilinen tiroid hastalığı olmayan, primer İTP tanılı pediatrik hasta ve sağlıklı kontrol grubunda anti-tiroid antikor pozitifliği sıklığını ve kliniğe olan etkisini araştırmaktır. Yöntem: Çalışmamıza 1 ay – 18 yaş arası, daha önce bilinen tiroid hastalığı olmayan, primer İTP'li 40 olgu ile aynı yaş grubunda 40 çocuk, kontrol grubu olarak alındı. Çalışma prospektif olarak yapıldı. Olguların demografik, klinik ve laboratuvar bulguları kaydedildi. Olgularda ve kontrol grubunda anti-tiroid antikorları çalışılarak veriler negatif veya pozitif olarak yorumlandı. Bulgular: Olguların %57.5'i erkek, %42.5'i kız, kontrol grubunun ise %55'i erkek, %45'i kızdı. Yaş ortalaması olgularda 8.3 yıl, kontrol grubunun 8.2 yıldı. Yaşve cinsiyet bakımından İTP'li grup ile kontrol grubu arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark saptanmadı (p>0.05). Çalışmamıza dahil edilen İTP'li olguların verileri incelendiğinde; tanı anındaki yaş ortalaması 6.2±4 yıl idi. Hastaların tanı aldığı mevsim dağılımına bakıldığında, en sık yaz mevsiminde (%37.5) tanı aldıkları saptandı. Olguların en sık hastaneye başvuru şikayeti peteşi – ekimoz (%82.5) idi. Hastaların tanı anındaki laboratuvar bulguları ve kliniklerine bakıldığında, tanı anında trombosit sayısının %67.5 hastada 0.05). Anti-tiroid antikor pozitifliğinin başlangıç trombosit sayısı, İTP tipi, relaps sayısını etkilemediği ve aralarında anlamlı bir ilişki olmadığı görülmüştür (p>0.05). Tanı anındaki ortalama trombosit sayısının anti-tiroid antikor pozitif olanlarda daha düşük olduğu görülse de antikor pozitifliği ile bu veriler arasında istatistiksel ilişki yoktu (p>0.05). Primer İTP'li olguların %30'unda anti-tiroid antikor pozitif saptanırken, kontrol grubunda bu oran %2.5 olarak tespit edildi. Veriler istatistiksel açıdan değerlendirildiğinde ise ileri derecede anlamlı fark olduğu saptandı (p=0.001). Sonuç: Primer ITP'li olgularda anti-tiroid antikor pozitifliğinin sağlıklı kontrol grubuna göre anlamlı farkla yüksek oranda olduğu görüldü (p<0.05). Bu durum otoimmünitedeki disregülasyona sekonder gelişen İTP ve anti-tiroid antikor pozitifliği arasındaki ilişkide ortak yolaklar nedeniyle poliotoimmünite görülebileceğini desteklemiştir. Anahtar kelimeler: İmmün trombositopeni, anti-tiroid antikor, poliotommünite