Ratlarda deneysel yara modelinde lokal süt yağ globülleri uygulamasının yara iyileşmesi ve patogenezi üzerine etkisinin araştırılması
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Veteriner Patoloji Anabilim Dalı Başkanlığı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUHAMMED YASİR MOKREŞ
Danışman: Serkan Yıldırım
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, Süt yağ globülleri uygulamasının yara iyileşmesi üzerine etkilerinin biyokimyasal, histopatolojik, immünohistokimyasal ve immünofloresan yöntemleri ile araştırılması amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Çalışmada 72 adet erkek Sprague-Dawley cinsi rat kullanıldı ve hayvanlar kontrol grup (yara), Referans grup (yara+ silver sülfadiazine), DD Tedavi grup (yara+%25 süt yağ globülini), YD Tedavi grup (yara+%50 süt yağ globülini) olmak üzere 4 gruba ayrıldı. Hayvanların 7., 14. ve 21. günlerde genel anestezi altında yara bölgelerinin fotoğrafları çekildi. Hayvanlar genel anestezi altında sakrifiye edildikten sonra kan ve doku örnekleri alındı. Kan örneklerinde MDA, SOD, GSH ve iNOS düzeyleri ELISA yöntemi ile belirlendi. Alınan deri örneklerinde; histopatolojik incelemeler için Hematoksilen-Eosin ve Masson Trikrom boyama yöntemleri, immünohistokimyasal yöntemler ile TGF-β, kollajen III, kollajen I ve CK ekpsresyon düzeyleri, immünofloresan boyama yöntemi ile EGF ve VEGF ekspresyon düzeyleri araştırıldı. Bulgular: Yapılan çalışmada, süt yağ globüllerinin yara iyileşme sürecinde MDA ve iNOS seviyelerini düşürdüğü, SOD ve GSH sevilerini ise artırdığı gözlendi. İmmünohistokimyasal incelemeler sonucunda yara iyleşme sürecinde süt yağ globüllerinin doza bağlı olarak TGF-β, kollajen III, kollajen I ve CK ekspresyon düzeylerinde yara grubuna oranla daha fazla olumlu etki ettiği ve yara grubu ile kıyaslandığında, istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu tespit edildi. Yine immünofloresan boyamalar sonucunda EGF ve VEGF ekspresyon düzeylerine de süt yağ globüllerinin yara iyileşme sürecinde olumlu etkisinin olduğu ve yara grubu ile kıyaslandığında, EGF ve VEGF ekspresyon düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu tespit edildi. Sonuç: Çalışmanın biyokimyasal, histopatolojik immünohistokimyasal ve immünofloresan bulguları değerlendirildiğinde; topikal süt yağ globüllerii uygulamasının fibroblast proliferasyonunu inhibe ederek hücre dışı matriksin inhibisyonu yoluyla hipertrofik skar oluşumunu önlediği gözlendi. Ayrıca yara kabuğu oluşumunu azaltarak ve kollajenin olgunlaşma sürecini hızlandırarak yara iyileşme sürecini de kısaltığı ve skatriks oluşumunu en aza indirdiği tespit edildi. Bu nedenle, skarlı yaralara sahip hastaların tedavisi için süt yağ globülleri uygulamasının yararlı olacağı düşünülmektedir. Ayrıca çalışma sonuçları literatüre önemli katkılar sağlayarak, gelecekte yapılacak çalışmalara ışık tutacağı düşünülmektedir