65 yaş üstü bireylerde ölüm korkusu ile düşme korkusu arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HAKAN PEKER

Danışman: Yasemin ÇAYIR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Yaşlanma, insan yaşam döngüsünün doğal bir süreci olup; fiziksel, psikolojik ve sosyal alanlarda önemli değişimler meydana getirir. Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de yaşlı nüfus oranı giderek artmakta, bu durum yaşlı bireylerin sağlık ve bakım ihtiyaçlarının yanı sıra psikososyal gereksinimlerini de ön plana çıkarmaktadır. Yaşlılık döneminde sık görülen ölüm korkusu (thanatophobia), bireylerin yaşamın son bulmasına ve yalnız kalmaya dair geliştirdikleri kaygıları ifade ederken; düşme korkusu (ptophobia) ise düşme riskine bağlı yaralanma, bağımlılık ve mortalite endişelerini kapsamakta ve fiziksel aktiviteyi kısıtlayarak yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir. Literatürde, ölüm korkusu ve düşme korkusu genellikle ayrı ayrı incelenmiş, birlikte ele alındıkları çalışmalar ise oldukça sınırlı kalmıştır. Oysa her iki korku da yaşlı bireylerin hem fiziksel hem de psikososyal sağlık durumlarını etkileyen önemli faktörlerdir. Bu çalışmada 65 yaş ve üzeri bireylerde ölüm korkusu ve düşme korkusu arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma kesitsel tipte tasarlanmıştır. Araştırma Ocak-Haziran 2025 tarihleri arasında Uzundere ilçesi Uzundere Aile Sağlığı Merkezi'nde yapılmıştır. Çalışmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan 211 birey katılmıştır. Çalışmaya alınma kriterlerini karşılayan katılımcılara yüz yüze anket uygulama tekniği kullanılarak sosyodemografik verileri alındıktan sonra, ölüm korkusunu değerlendirmek amacıyla kullanılan Templer Ölüm Anksiyetesi Ölçeği (TÖAÖ) ve düşme korkusu düzeyini belirlemeye yönelik olarak uygulanan Uluslararası Düşme Etkinlik Ölçeği' (FES-I) uygulanmıştır. Tüm istatistiksel işlemler IBM SPSS Statistics sürüm 27.0 yazılımı kullanılarak gerçekleştirilmiş; analizlerde %95 güven düzeyi esas alınmış ve p<0,05 değeri istatistiksel anlamlılık sınırı olarak kabul edilmiştir. Ölüm korkusu ve düşme korkusu ölçeklerinden elde edilen puanların çeşitli değişkenler açısından karşılaştırılmasında, iki grup karşılaştırmaları için bağımsız örneklemler t-testi kullanılmıştır. Ancak, gruplardan birinde 30'dan az birey bulunması durumunda parametrik test varsayımlarının sağlanmaması nedeniyle nonparametrik karşılığı olan Mann-Whitney U testi tercih edilmiştir. Üç veya daha fazla grup karşılaştırmalarında ise bağımsız gruplar için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmış, anlamlı fark saptanan durumlarda post-hoc analiz yapılmıştır. Varyansların homojenliği sağlandığı durumlarda gruplar arası karşılaştırmalarda post-hoc analiz olarak Tukey HSD testi uygulanmıştır. Homojenlik varsayımının ihlal edildiği durumlarda ise Games-Howell testi tercih edilmiştir. Gruplar arasındaki farklılıkların etki büyüklükleri Cohen'in d ve Eta-kare (η²) etki büyüklüğü indeksleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Cohen d değerleri; 0,20 civarında olduğunda "küçük", 0,50 civarında "orta" ve 0,80 ve üzeri "büyük" etki olarak; η² değerleri ise sırasıyla 0,01, 0,06 ve 0,14 eşik değerlerine göre küçük, orta ve büyük etki düzeyi olarak yorumlanmıştır. Bulgular: Çalışmamıza toplam 211 birey katıldı. Katılımcıların %72'si (n=152) erkek ve %28'i (n=59) kadındı. Katılımcıların yaş ortalaması 74,41±6,64 yıl olup, medyan yaş değeri 74 idi. Katılımcıların TÖAÖ'den aldıkları puanların 3 ile 15 arasında değiştiği, puan ortalamasının 8,06 ± 2,10 olduğu saptandı. Katılımcıların FES-I puan ortalamasının 27,15±7,10 olduğu tespit edildi. Bireylerin ölüm korkusu ile düşme korkusu arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla yapılan Pearson korelasyon analizinde ölüm korkusu ve düşme korkusu değişkenleri arasındaki doğrusal ilişkinin yönü, gücü ve anlamlılığı incelenmiştir. Ölüm korkusu ile düşme korkusu arasında pozitif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlendi (r = 0,218; p = 0,001). Ölüm korkusu düzeyi arttıkça düşme korkusu düzeyi de artma eğilimi göstermiştir. Ancak korelasyon katsayısının büyüklüğü değerlendirildiğinde, bu ilişkinin zayıf düzeyde olduğu görülmüştür (r<0,30). Sonuç: Bu çalışma, 65 yaş ve üzeri bireylerde ölüm korkusu ve düşme korkusunun yaygın olduğunu ve özellikle kadın cinsiyet, düşük eğitim düzeyi, yalnız yaşama ve düşük fiziksel aktivitenin bu korkuları artırdığını göstermiştir. Ölüm korkusu ile düşme korkusu arasında zayıf ama pozitif bir korelasyon bulunmuştur. Bulgular, yaşlı sağlığı hizmetlerinde fiziksel hastalıkların yanı sıra psikososyal ihtiyaçların da bütüncül şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, risk gruplarına yönelik multidisipliner destek ve müdahale programlarının geliştirilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: yaşlılık, ölüm, düşme, ölüm korkusu, düşme korkusu Templer Ölüm Anksiyetesi Ölçeği