Rebecca Horn'un yapıtları üzerinden bedenin heykel mekanına dönüşümü


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Heykel Anasanat Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞE GÜLER

Danışman: Caner Şengünalp

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Beden söz konusu olduğunda, tekil zamanlı kaynaklar elde etmek zor bir hale gelmektedir. Bunun sebebi bedenin tarih süresince gelişimini devam ettirmesidir. Binlerce sene önce mağara duvarına el izini bırakan insanla başlayan beden yolculuğu, 20. Yüzyıl'a kadar imge şeklinde yüzey üzerinde meydan okumalarına devam etmiştir. Çağın sanat alanındaki pratiklerine bakıldığında bedene etkinin ve büyüyen beden imgesinin emsalleri de hatırı sayılır ölçüde fazla farklılık göstermektedir. Bu farklılık kapsamında incelenen ilerleme kavramıyla alakalı olarak "beden-nesne" iletişiminde kendisini gösteren eğilimler üstünde durulması gerekmektedir. Bu eğilimler içerisinde beden ve nesne arasında meydana gelen fiziksel duyusal üretim ve alımlama iletişimlerinden bedenin hududunu direkt etkiler ve vücuda eklenen reklamlara kadar, tıbbi cerrahi metodlar, görsel-fiziksel hileler ve bedeni içeriden dışarıya, dışarıdan içeriye iletişimlerle ilerleten teknolojik aygıtlar, donanımlar, sanal dijital alanlar ve biyo-mekanik ilişkiler yer almaktadır. Bu kompozisyonda Rebecca Horn hem döneminin hem de günümüzün en dikkat çeken vurgusudur. Rebecca Horn, kendine özgü yerleştirmeler yapan bir performans sanatçısı, heykel yapan bir heykeltıraş, şiir yazan bir şair ve film çeken bir senaristtir. Eserlerinde türler arasında dönüşümlü olarak, yirmi yılı aşkın bir süredir, saplantılar ve eğlenceli zekâ kadar psikolojik kırılganlık ve duygu ile karakterize edilen karmaşık bir yapı kurmuştur. Aynı şekilde, resimsel dili, çalışmalarının görsel ayırt edici özelliği olan biçim, mekansal hayal gücü ve şiirsel ifadesi ile akut bir alana nüfuz eder. Bu, kinetik heykelleri ve mekanik objeleri, geniş mekansal parçaları ve grafik eserleriyle aynı derecede geçerlidir. Çalışmada, Rebecca Horn'un sanatsal enerjisini, çalışmalarının çeşitli türlerine yansıyan motifleri ve estetik stratejileri incelemekle birlikte bedenleri heykele ve mekana kompozisyonunun ele alınması amaçlanmıştır. Çalışmanın sonucunda denilebilir ki Horn, çaresizlikle tepki verilebilecek gerginlik ve çelişkiyle dolu bir çağda yaşıyoruz diyerek, mekan sanat diyalektiğine yönelmiştir. Horn'nun bu meydan okuması açıkça politik argümanlara başvurmadan fakat toplumsal olaylara duyarlılığını koruyarak sanatını beslemiş; mutlak meşruiyet iddiasının temel kaynaklarından birini temsil eden uygunluk odaklı rasyonaliteye uygulanmasını ve duygusal kısıtlamaya itiraz etmiştir. Bedenini ve geliştirdiği araçları sanatsal bir obje olarak tasarlayarak, heykellere alternatif bir alan oluşturmuştur. Bedenlerin mekana ve sanata dahil edilme sürecinin gelişiminin canlı bir örneği olarak alanda yer almıştır.