Codex Cumanicus'un Söz Varlığının Kazak, Karakalpak ve Nogay Türkçeleri ile Karşılaştırılması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Çağdaş Türk Lehçeleri Ve Edebiyatları Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CEYLAN ÖZ

Danışman: Süleyman Efendioğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Türk dili tarihinde Latin harfleriyle yazılmış ilk Türkçe eser olan Codex Cumanicus, aynı zamanda gerçek Kuman/Kıpçak ağızlarına dayalı olarak hazırlanmış ilk eser olması yönüyle de tarihî Kıpçak metinleri arasında çok özel bir yere sahiptir. Bu bakımdan eski Kıpçak Türkçesinin söz varlığı hakkında büyük oranda bilgi sunmaktadır. Bir dilin söz varlığı denilince; tüm kelimeler, atasözleri, deyimler, ikilemeler, terimler, kalıp sözler, lakaplar, argo ve kaba ifadeler akla gelir. Kıpçak grubu Türk lehçelerinin Aral-Hazar grubundan Kazak Türkçesi, Karakalpak Türkçesi; Karadeniz-Hazar grubundan Nogay Türkçesi, aynı mirası paylaşan Türk lehçeleri olmaları nedeniyle Codex Cumanicus ile belli oranda benzerlik göstermektedirler. Bu çalışmada Eski Kıpçak Türkçesinin nadide yadigârı olan Codex Cumanicus'taki söz varlığının, adı geçen lehçelerle karşılaştırılması yapılmıştır. Çalışma giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde çalışmanın amacı, yöntemi, kapsamı, önemi, literatür özeti ve kaynaklara yer verilmiştir. Birinci Bölüm'de Kıpçak Türkleri, Kıpçak Türkçesi ve bu dilde yazılmış eserlere, Karadeniz-Hazar, İdilUral ve Aral-Hazar grubunda yer alan tüm Kıpçak lehçelerine değinilmiş, ardından eski Kıpçak Türkçesinin önemli yadigârı Codex Cumanicus'un Kazak, Karakalpak ve Nogay Türkçeleri ile ilişkisi ele alınmıştır. İkinci Bölüm çalışmanın inceleme kısmı olup bu bölümde Codex Cumanicus'ta geçen sözcüklerin Kazak, Karakalpak ve Nogay Türkçelerindeki karşılıkları karşılaştırmalı olarak sunulmuştur. Üçüncü Bölüm, Sonuç ve Değerlendirme bölümüdür. Bu kısımda söz konusu lehçeler ile Codex Cumanicus arasında tespit edilen söz varlığının benzerlik ve farklılıkları ortaya konulmuş, elde edilen veriler genel değerlendirmelerle ve sayısal bulgularla dikkatlere sunulmuştur.