Erzurum merkez ilçelerinden Tortum Uzundere ve Tekman'da bulunan baba, dede ve yatırların tarih, üslup ve ikonografik açıdan incelenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Sanat Kuramı ve Eleştiri Anasanat Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUSTAFA SAİT ARCAKLIOĞLU
Danışman: Yunus Berkli
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Türk inanç sisteminde defin ve mezarlıklar çok önemli bir yer tutmaktadır. Kökeni Türkistan'a binlerce yıl öncesine dayanan defin geleneği ve atalar ruhuna saygı, temelinde ölüm sonrası hayata inanma ile daha da derin anlamlar kazanmıştır. Anadolu'nun Türk İslam yurdu olarak vatan olmasının temelinde bu kutsal dava uğrunda mücadele edip, şehit olanlar yatmaktadır. Özellikle şehit veya gazi olan bu alperenlerin ilerleyen dönemlerde de gazi, şeyh baba, dede ve evliya yatırı olarak defnedildikleri yerlerde özel ilgi ve ziyaret alanlarına dönüştükleri bilinmektedir. Yöntem: Erzurum'un Tortum, Uzundere ve Tekman ilçe merkez ve köylerinde de baba, dede, evliya yatırları önemli bir yer tutmaktadır. Her bir yatırın, bulunduğu bölgede bölge insanına güven ve emniyet verdiği görülmektedir. Yine bu yatır ve ziyaret yerlerinde yatan ulu kişiler, yöre insanı tarafından sıkıntılarının giderilmesinde dilek tutulan kutsal mekanlar olarak kabul edilmişlerdir. Yine bölge insanı, hastalıkları için çare aranılan bu mekanların toprağı veya suyunu da şifalı olarak kabul etmişlerdir. Bulgular: Çalışmada bölge insanları ile bizzat görüşülerek, halkın bu ziyaret yerleri ve burada yatan kişiler hakkında oluşan değer ve inançlar da kayıt altına alınmıştır. Ayrıca bazı bölgelerde yeni tespit edilen mezar taşlarında erken dönem Türkmen mezar taşı geleneği olarak kökeni Eski Gök Tengri İnancına dayanan figüratif bezemeler de ilk kez bu çalışma ile kayıt altına alınarak literatüre kazandırılmıştır. Sonuç: İşte bu çalışma ile bölgede tespit edilen yatır, baba ve evliya mezarları etrafında oluşan inanç ve bu inançların etrafında gelişen uygulamalar tespit edilip ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu yerlerin, toplumun değer yargıları ile gelecek kuşaklara aktarılması gereken önemli kültür köprüleri olarak öne çıktıkları görülmektedir. Ayrıca bu çalışma esnasında bölge insanı ile birebir diyaloğa girilmiş ve buraların toplum ve gelecek kuşaklara kültürel bellek için önemi anlatılarak bilhassa yanlış inanış ve kaçak kazı tehlikesi ile ilgili endişeler paylaşılmıştır. Çalışma esnasında bu mekanların fotoğrafları alınarak literatüre aktarılması sağlanmıştır.