Akciğer kanseri tanısı olan hastaların demografik özelliklerinin sağkalıma etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ŞEYMA TOPAL
Danışman: Mehmet BİLİCİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, bölgemizde sık görülen akciğer kanserine yönelik çok sayıda demografik özelliğin ve bununla birlikte bazı klinik, epidemiyolojik faktörlerin sağkalıma etkisini araştırmayı hedefledik. Gereç ve Yöntemler: Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Medikal Onkoloji Kliniğine Ocak 2015-Aralık 2021 tarihleri arasında tanı ve tedavi için başvuran akciğer kanseri hastaları çalışmaya alındı. Hastalarda tanı anındaki yaş, tanı aldığı tarih, cinsiyet, kırsalda ya da şehirde ikamet özellikleri, yaşam süreleri, başvuru şikayeti, sigara kullanım öyküsü, Eastern Cooperative Oncology Group (ECOG) performans skoru, tanı anındaki evre, histopatolojik alt türü, operasyon öyküsü, kemoradyoterapi ve kemoterapi tedavisinin varlığı ile genel sağkalım arasındaki ilişki değerlendirildi. Bu çalışmada hastalara ait bilgiler hastanemiz elektronik dosya sisteminden ve arşiv dosyalarından retrospektif olarak elde edildi. Bulgular: Tanı ve tedavi amacıyla başvuran 646 akciğer kanseri hastası incelendi. Hastaların yaşı 22 ile 89 arasında değişmekteydi. Yaş ortalaması 62,7±10,3 olup, %85,4'ü erkek, %14,6'sı kadındı. Erkek/Kadın oranı 5/1 idi. Hastaların en sık başvuru şikâyetleri öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısıydı. Hastaların %23,7'sinin sigara içim öyküsü yok iken %76,3'ünün sigara içme öyküsü mevcuttu. En sık görülen histopatolojik tipler ise yassı epitel hücreli karsinom (%44,1), adenokarsinom (%33,6), küçük hücreli karsinom (%19,7) ve herhangi bir sınıfa girmeyen küçük hücreli dışı (%2,6) akciğer kanseriydi. Tanı esnasındaki evreleri sıklık sırasına göre; küçük hücre dışı akciğer kanserinde evre 4 (%57,9), evre 3 (%27,5), evre 2 (%11) ve evre 1 (%3,6) iken, küçük hücreli akciğer kanserinde yaygın evre %69,3 sınırlı evre %30,7'idi. Tüm hastalarda median genel sağkalım süresi (mGSK) 9,5 (8,5-10,5) ay olarak bulundu. KHDAK'li hastalarda mGSK süresi 12,8 (11,3-13,4) ay, KHAK'li hastalarda mGSK süresi 9,3 (8,1-10,4) ay olarak bulundu. ECOG ve evre yüksekliğinin sağkalımı olumsuz etkilediği görüldü. Cinsiyete göre mGSK, kadınlarda 12 ay bulunurken, erkeklerde 9 ay bulundu. Çalışmamızda hastalığın evresi arttıkça GSK süresinin azaldığı görüldü (p<0.001). Hastaların%60'ının ileri evrede tanı aldığı saptandı. KHDAK'nde evreden bağımsız olarak, KT alan tüm hastalar değerlendirildiğinde verilen kemoterapi ajanının türü ile ortalama GSK arasında anlamlı ilişki bulunmadı. Evre 4'te tedavi almayan hastalarda mGSK süresi, diğer tedavileri alan hastalara göre daha kısaydı (p<0,001). KHAK'nde sınırlı evrede olan hastaların ortalama genel sağkalımı ileri evrede olan hastalardan anlamlı olarak daha uzundu (p<0.001). Bu çalışmada, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Medikal Onkoloji polikliniklerinde ve/veya kliniklerinde 2015-2021 yılları arasında takip edilen ve hali hazırda akciğer kanseri tanısı mevcut olan 646 hastanın kayıtları retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Sonuçlarımız analiz edildiğinde; akciğer kanserinde ortalama genel sağkalım süresi ile istatistiksel olarak ilişki olan parametrelerin yaş, hastalık evresi, ECOG skoru, neoadjuvan kemoradyoterapi öyküsü, palyatif amaçlı da olsa kemoterapi varlığı olduğu saptandı. Sonuç olarak ülkemizde de sık görülen ve yüksek mortaliteye sahip akciğer kanserlerinin erken tanısına yönelik ileriki zamanlarda ulusal tarama programları uygulanması düşünülebilir. Böylece özellikle Doğu Anadolu Bölgesinde sık görülen kanser ölümleri önemli oranda azaltılabilir. Anahtar Kelimeler: Akciğer kanseri, retrospektif, demografik özellikler, genel sağkalım, kemoterapi, kemoradyoterapi