Ulaştırma yapılarında deprem öncesi ve sonrasında erken hasar tanılama tekniklerinin kullanılabilirliğinin incelenmesi: Kırkgözeler Köprüsü


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, İnşaat Mühendisliği Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HİLAL ÇODUR ÇELEBİ

Danışman: Ahmet Atalay

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: İnsanların sosyal, kültürel ve ticari etkileşimlerine olanak sağlayan ulaştırma üst yapılarının kendilerinden beklenen fonksiyonelliğini kaybetmeden üzeinde taşıt yüklerinden ve deprem gibi dinamik yüklere karşı dirençliğinin sağlanması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Türkiye Erzurum İli Horasan İlçesi sınırlarında bulunan beş mahalleyi İlçe merkezine ve İl merkezine bağlayan Kırkgözeler Ulaştırma Üst Yapısının ulaşıma uygunluğunun araştırılması hedeflenmiştir. Ulaşıma uygun olmadığı yapısal analzilerle ve yapı sağlığı izleme gibi erken hasar tanılama tekniğiyle doğrulanması amaçlanmıştır. Erken hasar tanılama teknikleriyle ulaştırma üst yapısının mevcut durumu hızlı bir şekilde test edilerek hem ekonomik hem de muhtemel zaman kayıplarının önüne geçilmesi istenmiştir. Yöntem: Tez kapsamında Kırkgözeler köprüsünden kış ve yaz dönemlerinde geçen taşıt yükleri ve bölgenin sismik aktivitesinden kaynaklanan deprem yükleri dikkate alınarak bir dizi yapısal analizler uygulanmıştır. Köprünün sonlu elemanlar modeli geometrik sınır koşulları ve malzeme sınıfları dikkate alınarak sonlu elemanlar modeli kurulmuştur. Sonlu elemanlar modeli kurulan yapıda deprem analizlerinin yapılmasından sonra yapı sağlığı izleme ölçümleri yapılarak doğrulanmıştır. Bulgular: Köprü yapısında uygulanan zaman tanım alanı sonuçları mesnetlerde çekme gerilmelerinin ve düzlem içi kayma gerilmelerinin izin verilebilen sınır değerleri aştığı tespit edilmiştir. Maksimum basınç gerilmelerinin tabliye ve kolon üst noktası bileşim bölgelerinde oluştuğu tespit edilmiştir. Köprü yapısının bu bölgelerde deprem ve diğer düşey yüklerden kaynaklı oluşan basınç gerilmelerini karşılayabildiği tespit edilmiştir. Yapı sağlığı izleme sistemleriyle ölçülen ivme değerlerinin çok uzun periyot aralıklarında mesnet bölgelerinde daha fazla oluştuğu belirlenmiştir. Bu durumda yapı analizi ile yapı sağlığı izleme sonuçlarının birbirleriyle uyumlu olduğunu göstermiştir. Sonuç: Tez çalışması sonunda Ulaştırma Üst Yapısının kendinden beklenen fonksiyonelliği sağlayabilmesi için mesnet bölgelerinin CFRP gibi yatay rijitliği arttıran güçlendirme elemanıyla desteklenmesi gerektiği elde edilmiştir.