Hipertansiyon tanılı hastalarda metabolik sendrom risk faktörlerinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NUREBRAR ÇELİK

Danışman: Kenan Taştan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Günümüzde hipertansiyon ve metabolik sendrom yaygınlığı giderek artmaktadır. Metabolik sendrom, insülin direnci zemininde gelişen diyabetes mellitus, abdominal obezite, dislipidemi ve hipertansiyon gibi sistemik bozuklukların bir arada görüldüğü bir metabolik disfonksiyondur. Çalışmamızda, hipertansiyon tanılı hastalarda hipertansiyonun metabolik sendromun diğer tanı kriterleri ile aralarındaki ilişkinin incelenmesi ve metabolik sendrom sıklığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Bu araştırma, 1 Aralık 2021- 1 Mart 2022 tarihleri arasında, Atatürk Üniversitesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı'na bağlı olan 2 Eğitim Aile Sağlığı Merkezi nüfusuna kayıtlı 302 adet hipertansiyon tanılı yetişkin hasta üzerinde yapılmıştır. Katılımcılara Uluslararası Diyabet Federasyonu tarafından 2009 yılında yayınlanan Metabolik Sendrom tanı kriterlerinin dahil edildiği araştırmacılar tarafından hazırlanan veri toplama formu yüz yüze görüşme yöntemi kullanılarak uygulanmıştır. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 60±9,7 yıldı. Çalışmamızda hipertansiyona en sık eşlik eden metabolik bozukluk olarak abdominal obezite (%68,5) bulunmuştur. Abdominal obeziteyi sırasıyla düşük HDL-K seviyeleri (%47,7), yüksek açlık kan glukozu seviyeleri (%42,4) ve hipertrigliseridemi (%41,7) izlemiştir. Metabolik sendromu olan hasta grubunun oranı ise %69,5 olarak tespit edilmiştir. Kadınlarda metabolik sendrom olma durumu %74,7, erkeklerde ise % 62,9 olarak anlamlı idi (p<0,05). Açlık kan glukozu ≥100 mg/dl ve trigliserit ≥150 mg/dl olanlarda metabolik sendrom olma durumu yüksek oranlarda ve ilişkili bulunmuştur (p<0,001). Metabolik sendrom olma durumu, erkek katılımcılarda HDL kolesterolün 40 mg/dl altında ve bel çevresinin 100 cm veya üzerinde olanlarda yüksek iken kadın katılımcılarda ise HDL kolesterolün 50 mg/dl altında ve bel çevresinin 90 cm veya üzerinde olanlarda yüksek ve istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0,001). Sonuç: Çalışmamızda hipertansiyon tanılı hastalarda metabolik sendrom bileşenlerini tek tek incelediğimizde; diyabet, dislipidemi ve abdominal obezite sıklığının fazla olduğunu gördük. Bununla beraber metabolik sendrom tanı kriterlerini karşılayan hastaların prevalansının oldukça yüksek olduğunu gösteren sonuçlar elde ettik. Bu nedenle, birinci basamakta hipertansif hastalarda sık görülen metabolik sendrom komponentlerini taramanın ve uygun multidisipliner yönetimle hastaya yaklaşmanın çok önemli olduğunu vurguluyoruz. Anahtar Kelimeler: hipertansiyon, metabolik sendrom, birinci basamak