Akut myeloid lösemili hastalarda remisyon indüksiyon kemoterapisi sonrası gelişen nötropenik dönemde enfeksiyon etkenlerinin dağılımı ve antibiyotik direnç durumu
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUZAFFER ERDEN
Danışman: İlhami KİKİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Akut myeloid lösemili hastalarda remisyon indüksiyon kemoterapisi sonrası gelişen nötropenik dönemde enfeksiyon etkenlerinin dağılımı ve antibiyotik direnç durumu Akut miyeloid lösemi (AML) miyeloid, monositik, eritroid ve megakaryositik hematopoetik öncü hücrelerde olgunlaşmanın erken dönemde durakladığı heterojen ve klonal malign bir hastalıktır. Gerek kendi yapmış olduğu etkiden gerekse tedavi sonrası meydana gelen nötropenik süreçte ortaya çıkan enfeksiyonlar mortalite ve morbiditeyi önemli ölçüde arttırmaktadırlar. Nötropenisi olan hasta grubunun takip ve tedavilerinin yapıldığı kliniklerin olası enfeksiyon etkenlerinin türü, yaygınlığı ve antibiyotik direnç paternlerinin iyi bilinmesi ampirik tedavi yaklaşımlarında yol göstericidir. Biz bu çalışmada geriye dönük olarak 2009-2013 yılları arasında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji kliniğinde akut myeloid lösemi nedeniyle indüksiyon kemoterapisi verilmiş hastaların febril nötropenik dönemlerindeki enfeksiyon etkenlerinin dağılımını ve antibiyotik direnç profillerini belirlemeyi amaçladık. Bu çalışmada 2009-2013 yılları arasında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Hematoloji Kliniğinde akut miyeloid lösemi tanısı alarak remisyon indüksiyon kemoterapisi verilen hastalardaki nötropenik ateş döneminde, klinik ve mikrobiyolojik olarak enfeksiyon odakları, enfeksiyon etkenleri ve antibiyotik direnç profilleri retrospektif olarak değerlendirildi. Çalışmaya alınan 60 olgunun 33'ü (%55) erkek, 27'si (%45) kadındı. Hastaların yaş ortalaması 48,37±16,13 idi. Hastaların 41'i (%68,3) 55 yaş ve üstü, 19'u (%31,7) 55 yaş altı grupta yer aldı. Hastaların 30'unda (%50) bakteriyel üreme tespit edildi. 8'inde (%13,3) mantar enfeksiyonu tespit edildi. Mantar enfeksiyonlarının 4'ü (%6,65) Aspergillozis, 2'si (%3,325) Candidiyazis, 2'si (%3,325) ise Mukormikozis enfeksiyonu idi. Kültürde üretilebilen bakterilerin 20'si (%66,6) gram negatif çomak, 10'u (%33,3) ise gram pozitif kok idi. Gram negatif çomakların 5'i (%25) ESBL pozitif idi. 3 adet enterekoktan 1 tanesinde (%33,3) vankomisin rezistansı mevcutdu. Gram negatif üremelerin 3'ünde (%15) ise karbapenem rezistansı mevcut idi. Pozitif kültürlerin 12'si (%40) yara kültürü, 7'si (%23,3) idrar külürü, 5'i (%16,6) kan kültürü, 4'ü (%13,3) balgam kültürü, 2'si ise katater giriş yeri kültürü idi. En sık izole edilen bakteriler sırasıyla gram negatif çomaklardan E. Coli (%23,33) ve gram pozitif koklardan ise MRKNS (%16,66) izole edildi. Alınan kan kültürlerinin bir tanesinde trimetoprim sulfometaksazol ve kinolon duyarlılığı olan Stenotrophomonas Maltophilia üredi. Psödomonas üremelerinin hepsi E.coli üremelerinin ise 2 (%28) tanesi ESBL pozitif idi. Sonuç olarak etken mikrobiyal spektrumun, hastanemizde daha önceden yapılmış olan çalışmalarla kıyasladığımızda belirgin farklılık göstermediği görüldü. Çalışmanın yapıldığı dönem göz önüne alındığında daha önceki dönemlere göre antibiyotik direnç profili belirgin olarak farklıydı. Özellikle kinolon direncinde belirgin artış saptandı. ESBL pozitif bakterilerin oranında belirgin artış gözlenirken daha önceki dönemlerde görülmeyen karbapenem direnci de bu çalışmada değişen oranlarda özellikle proteus ve psödomonas suşlarında gözlendi. Bu çalışmanın sonuçları hastane enfeksiyonu sürveyansının önemini ortaya koyan çalışmaları desteklemektedir. Anahtar Kelimeler: Akut myeloid lösemi, remisyon indüksiyon kemoterapisi, febril nötropeni, antibiyotik direnci, etken mikroorganizmalar