İki yaş altında supraventrikülker taşikardi tanısı alan çocuk hastaların klinik izlem sonuçlarının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ENVER AVAL
Danışman: Naci CEVİZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve amaç: Bu çalışmada iki yaş altında supraventriküler taşikardi (SVT) tanısı alan yenidoğan ve süt çocuklarının uzun dönem klinik izlem sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlandı. Materyal Metod: Atatürk Üniversitesi, Çocuk Kardiyoloji ünitesinde 1998 yılından itibaren SVT tanısı almış olan iki yaş altı çocuk hastaların verileri retrospktif olarak değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya toplam 50 hasta dahil edildi. Hastaların %70'i erkekidi. Yaş ortalaması 3,28±6,02 ay (aralık 0-22,7 ay) idi. Hastaların %60'ı bir ay altında ki yenidoğanlardı. Tüm hastaların %32'sinde konjenital kalp hastalığı tespit edildi. Üç hastada kardiyak cerrahi öyküsü mevcuttu ve bunların ikisinde SVT tanısı operasyondan önce vardı. Bir hastada SVT büyük arterlerin transpozisyonu nedeniyle yapılan Jatene operasyonu sonrası çıktı. Hastalarımızın 30'u kliniğimize SVT esnasında başvurmuştu. Ayrıca kliniğimizde farklı nedenlerle yatan sekiz hasta ise izlemleri esnasında SVT tanısı aldılar. Hastalarımızın %30'unda başvuru esnasında kalp yetersizliği bulguları mevcuttu. Bu hastaların %93,3'ünde SVT'ye bağlı kalp yetersizliği mevcutken, %6,7'sinde sebep mevcut VSD idi. Yine tüm hastaların %12'sinde taşikardiye ikincil dilate kardiyomyopati gelişmişti. Üç hastamızda intrauterin ekokardiyografi ile fetal SVT tespit edilmiş, ikisine hidrops fetalis tanısı konmuştu. Hastalara başlanan anti aritmik tedavi ile doğum sonrası hidrops fetalisin düzeldiği görüldü. Hastalarımızın %20'sinde Wolff-Parkinson-White paterni saptandı. Bu hastaların %40'ında preeksitasyon intermitanttı. SVT tanısı alan hastalarımızın altta yatan mekanizmaları değerlendirilirken %70 atriyoventriküler reentry taşikardi, %8 ektopik atriyal taşikardi, %6 permenant form of junctional reciprocating tachycardia, %2 atriyal fibrilasyon ve %2 atriyal flutter olarak değerlendirildi. Üç hastamızda ise altta yatan mekanizma değerlendirilemedi. Hastalarımızın SVT sırasında kalp atım hızı ortalama 261±45,4 atım/dak olarak hesaplandı. Hastaların tamamı SVT esnasında bir sağlık kuruluşu tarafından görülmüştü. Hastaların %76'sının ise en az bir atağı tarafımızca görüldü. Tarafımıza SVT nedeniyle başvuran hastalardan birinde taşikardinin durdurulması için yapılan işlemler bilinmiyordu, bir hasta tedavi verilmeden ablasyona gönderildi. Beş hastada ise SVT spontan olarak durmuştu. Kalan 43 hastadan iki hastaya yapılan uygulamalara rağmen taşikardi durdurulamadı. SVT 25 hastada tek uygulama, 13 hastada 2 uygulama, 2 hastada 3 uygulama, 2 hastada 4 uygulama ve bir hastada 5 uygulama sonrası durdurulabilmişti. Hastalardan biri tedavi verilmeden ablasyona gönderildi. Kalan 49 hastaya ise profilaksi amacıyla kronik tedavi başlandı. Hastalarımızın 10'u kronik izlemlerine devam etmediler. Altı hastanın ise çalışma esnasında tedavileri devam ettiğinden kronik izlem sonuçları değerlendirilemedi. Kalan 34 hastaya profilaksi amacıyla tekli ve kombine antiaritmik tedavi başlandı. Hastaların izlem süresi 43,4±44,4 ay'dı. Profilaksi başlanan hastaların %85,3'ünün ilaçları takipte kesildi. Bu hastaların %93,1'inde spontan rezolüsyon düşünüldüğü için ilaçları kesilirken, ikisinde ise ablasyon sonrası ilaçları kesildi. Spontan rezolüsyon düşünülerek ilaçları kesilen üç hastanın ortalama 34±36,8 ayda SVT nüks etti. Bu hastalardan ikisine ablasyon yapılması sağlandı. Kalan bir hastanın ise yaşının küçük olması sebebiyle ilaçla takibi devam ediyor. WPW paterni saptanan 10 hastadan dördü izlemden çıkmıştı, kalan 6 hastadan üçüne ablasyon yapılması sağlanırken kalan üç hastanın da 5 yaş sonrasında risk değerlendirmesi yapılması planlandı. Sonuç: İki yaş altındaki SVT'li çocuklar sıklıkla nonspesifik semptomlarla başvururlar. En sık mekanizma AVRT'dir. Kalp yetersizliği sıklıkla gözlenmektedir, bu nedenle kalp yetersizliği bulguları ile başvuran yenidoğan ve süt çocukları SVT yönünden iyi değerlendirilmelidir. Eşlik eden KKH'ları yönünden ekokardiyografi yapılması önemlidir. Akut tedavi genellikle başarılı olur ancak seyrek olarak çoklu kombine tedavi gerekebilir. Orta dönemde spontan remisyon sıktır. Buna karşın bu hastalar geç nüks yönünden dikkatli izlenmelidir. Kronik dönemde gerekli hastalarda ablasyon kesin tedavi sağlar.