Ukayliler'in Siyasi tarihi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2013

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Ömer Tokuş

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Savaş EĞİLMEZ

Özet:

Bu tezin amacı, Türkiye, Suriye ve Irakın bir kısmını içine alan ve Ortaçağ Müslüman yazarlar tarafından el-Cezîre olarak adlandırılan bölgenin Diyâr-ı Rebiâ kısmına X. ve XI. yüzyıllarda hâkim olmuş Ukaylîlerin siyasî tarihini açıklığa kavuşturmaktır. Bu amaç doğrultusunda, el-Cezîre bölgesinin sınırları, kaynakların verdiği bilgiler dikkate alınarak tayin edildikten sonra bölgenin siyasî hayatında önemli tesirleri olan Abbasîler, Büveyhîler, Mervânîler, Numeyrîler, Mirdâsîler ve Hamdânîler hakkında kısa malumatlar verilmiş olup Hamdânîlerin yıkılması ile Musulda kurulan Ukaylîlerin tarihi açıklığa kavuşturulmaya çalışılmıştır. Ukaylîler İslâmdan önce ve sonra farklı zaman dilimleri içerisinde çeşitli kabileler ile birlikte Arap Yarımadası dışına öncelikle Şam ve hemen ardından bölgede meydana gelen Fatımî baskısı neticesinde ise Fırat ve Dicle boylarına göç ederek bölgenin siyasî hayatında önemli rol oynamışlardır. Türk tarihinin önemli bir evresini oluşturan X. ve XI. asırlarda, Oğuzların el-Cezîreye ilk akınları esnasında Diyâr-ı Bekr?den sonra istilaya uğrayan ikinci yer, Ukaylîlerin elinde bulunan Musul olmuştur. Arap Ukaylî kabilesinin Oğuzlar ile ilk karşılaşması bu şekilde gerçekleşmiştir. Ancak bu akınlar ani bir şekilde bitmesine rağmen Türklerin el-Cezîre ile temasları nihayet bulmamıştır. Bu tez çalışmasında ayrıca, Ukaylîlerin bölgedeki faaliyetleri ile birlikte el-Cezîre bölgesine gelen Selçuklu birliklerinin Ukaylîler ile münasebetleri, kaynakların verdiği bilgiler doğrultusunda aktarılmış ve nihayetinde Selçukluların Ukaylîler vasıtasıyla bölgede kurmuş oldukları hâkimiyetin mahiyeti anlaşılmaya çalışılmıştır. Bununla beraber, kaynakların verdiği bilgiler doğrultusunda Ukayl kabilesinin Selçuklu hâkimiyetinin Ortadoğuda başlamasından sonraki durumu da takip edilebilmiştir. Selçuklu-Ukaylî ve diğer devletlerin ilk karşılaşmaları esnasında yaptıkları mücadeleler, zamanla toplumların birbirlerini tanımalarını sağlamış ve birlikte yaşama kültürünü yerleştirmiş olduğu sonucuna varılmıştır.