Sinema ve Propaganda İlişkisi: Sözde Ermeni Soykırımını Konu Edinen Bazı Filmler Üzerine Bir Analiz
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Doğan ÇETİNKAYA
Danışman: Raci Taşcıoğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Yöneten ve yönetilen ayrımının ortaya çıkmasından bu yana varlığını sürdüren propaganda, 20. yüzyıldan sonra hızla gelişen kitle iletişim araçlarına entegre edilerek günümüzdeki modern anlamına kavuşmuştur. Öyle ki artık propaganda ile kitle iletişim araçlarını birbirinden ayrı düşünmek olanaksız hale gelmiştir. Bir kitle iletişim aracı olan sinema ise aynı anda sunduğu ses ve görüntü unsurların yanında barındırdığı eğlendirme işlevinden dolayı, kitleleri etkileme ve düşünceleri yönlendirme yolunda etkili olabilmekte ve bu açıdan propagandacılar için vazgeçilmez bir araç olarak görülmektedir. Özellikle sinemada anlatılan olaylar ile toplumların tarihi arasında bir ilişki varsa, genellikle aktarılanların gerçekliği izleyiciler tarafından sorgulanmadan kabul edilmektedir. Bu nedenle, tarihsel olayların çarpıtılması amacıyla girişilen propaganda faaliyetlerinde sinema etkili bir manipülasyon aracı olarak kullanılabilmektedir. Sinema ve propaganda ilişkisinin konu edinildiği bu çalışmada, Ermeni lobilerinin öncülüğü ve sponsorluğunda üretilen kimi sinema filmleri özelinde 1915 yılında yaşanan Ermeni tehcirinin bir soykırım olarak nasıl sunulduğunun ortaya koyulması amaçlanmaktadır. Bu çalışma, yüzyılı aşan tarihi bir gerçekliğin sinema diliyle bir propaganda malzemesine nasıl dönüştürüldüğünü analiz etmesi bağlamında önemlidir. Çalışma kapsamında, sözde Ermeni soykırımını konu eden film evreni içerisinden olasılıksız örnekleme yöntemlerinden amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenen 'The Promise', 'The Cut' ve 'Ararat' isimli filmler incelemeye tabi tutulmuştur. Çalışmada nitel içerik analizi yöntemi kullanılmış ve söz konusu filmler, Jean-Marie Domenach'ın ortaya koyduğu propaganda kuralları çerçevesinde analiz edilmiştir. Her üç filmde de propaganda unsurlarının yoğun olarak kullanıldığı, işlenen propaganda kurallarıyla Türklerin karalandığı ve Ermeni tehcirinin bir soykırım olarak çarpıtıldığı bulgulanmıştır.