Çocuk yoğun bakım ünitesinde takip edilen olgularda d vitamini düzeyi ve mortalite ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Tuğçe Güzelkaş

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Handan ALP

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: D vitamini öncelikli olarak kemik metabolizmasında önemli rol oynayan bir vitamindir. Aynı zamanda steroid yapıda bir hormon olan bu vitaminin enfeksiyonlardan koruyucu, otoimmun sistemi destekleyen, antineoplastik, kardiyovasküler ve santral sinir sistemleri üzerine çeşitli yollardan etkileri de gösterilmiştir. Bu çalışmada çocuk yoğun bakım ünitesinde takip edilen olgularda D vitamini düzeyinin belirlenmesi, D vitamini düzeyinin mortalite indeks belirteci olan PRISM III skoru ve mortalite ile ilişkili olup olmadığının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmamıza Atatürk Üniversitesi Çocuk Yoğun Bakım Ünitesine 01/01/2016-01/01/2017 tarihleri arasında yatırılan toplamda 200 olgu alındı. Olguların demografik verileri, PRISM III skoru ile serum kalsiyum, fosfor, alkalen fosfataz, parathormon ve vitamin D düzeyleri kaydedildi. 25(OH)D düzeylerine göre eksiklik (12 ng/ml'nin altı), yetersizlik (12-20 ng/ml), yeterlilik (20-100 ng/ml), fazlalık ( 100 ng/ml'nin üzeri) olarak gruplandırıldı. Bulgular: Çalışmamıza alınan olguların ortalama D vitamini düzeyi 22,8±13,8 ng/ml idi. Olgularımızın %23,5'inin D vitamini düzeyi 12 ng/ml'nin altındaydı. %52'sinin ise D vitamini düzeyi 20 ng/ml'nin üzerindeydi. Bir yaş altı bebeklerde D vitamini eksikliği/yetersizliği sıklığı %26,9 iken, 1 yaş üzerinde bu oran %58,6'ya kadar yükselmekteydi. Yaş küçüldükçe D vitamini düzeyi artmaktaydı, 1 yaş altı olgularda D vitamini düzeyleri en yüksekti. Nefrolojik, hematolojik, onkolojik hastalıklar, gastrointestinal sistem hastalıkları ile endokrin ve metabolizma hastalıklarının dahil edildiği grupta D vitamini düzeyi 18,8±16,4 ng/ml ile düşüktü. Olgularımızın %25,5'i D vitamini kullanmaktaydı ve bu olguların tamamında D vitamini düzeyi 20 ng/ml'nin üzerindeydi. D vitamini eksik olanların PRISM III skoru ortalaması, yeterli olanlara göre daha yüksekti. D vitamini ile PRISM III skoru arasında negatif yönde bir korelasyon vardı. D vitamini düzeyi 12 ng/ml'nin altında olanların mortalite oranı %25,5 iken, 12 ng/ml'nin üzerinde olanlarda %19,6 idi. D vitamini düzeyi yeterli olanların sağkalım süreleri daha uzundu. Sonuç: Çalışmamızda yer alan olgularımızın D vitamini ortalaması 22,8±13,8 ng/ml idi. Yaş arttıkça D vitamini düzeyinin düşmesi D vitamini profilaksisinin 1 yaştan sonra da tüm pediatrik yaş grubunda devam edilmesi gerektiğini düşündürdü. Kronik hastalarda D vitamini düzeylerinin diğer olgulara göre daha yüksek olması; kronik hastaların yakın takip ve tetkik edilip sıklıkla D vitamini tedavisi almasına bağlı olabilir. D vitamini düzeyi eksiklik seviyesinde olanların PRISM III skoru diğer olgulara göre daha yüksekti. Mortalite ile D vitamini düzeyi arasında anlamlı ilişki bulunamadı ancak D vitamininin yeterli seviyelerde olmasının sağkalım sürelerini olumlu yönde etkilediği görüldü. Literatür taramalarımız ve bizim sonuçlarımız yoğun bakım ünitesinde yatan çocuklarda D vitamini eksikliği ve/veya D vitamini yetersizliğinin mortalite skorları ve mortalite ile ilişkisini belirleyecek daha fazla çalışmalara gereksinim olduğunu gösterdi.