Migren hastalarında topiramat tedavisi ile serum leptin düzeylerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HASAN KARAMAN

Danışman: Mustafa Ceylan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Migren; bulantı, kusma, fono ve fotofobi ve diğer nörolojik semptomlarla ilişkili tekrarlayan orta-şiddetli baş ağrısı atakları ile karakterize nörovasküler bir hastalıktır. Migrenin altında yatan patojenik mekanizmalar halen araştırılmaktadır. Migren hastalarında hiperlipidemi, insülin direnci, bel çevresi genişliği, vücut kitle indeksinde artış gibi klasik serebrovasküler risk faktörleri sık görülmektedir. Leptin, beyne adipoz dokunun boyutunu işaret eden ve vücut ağırlığının ve gıda alımının düzenlenmesinde önemli bir rol oynayan yağ hücresi kaynaklı bir hormondur. Yapılan çalışmalarla migren hastalarında Leptin düzeylerinin yüksek olduğu saptanmıştır. Antiepileptik bir ilaç olan Topiramat migren hstalarının profilaksi tedavisinde kullanılmaktadır. TPM kullanımı sonrası hem migrenöz ağrılar azalmakta hem de yan etki olarak görülen kilo kaybı sayesinde serebrovasküler hastalık riski azalmaktadır. Çalışmamızda migren tanısı alan hastalarda TPM tedavisi öncesi ve sonrasında serum Leptin seviyelerini ve hasta ve hastalık özellikleri ile ilişkisini değerlendirilmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda 18-45 yaş arası 30 migren hastası ve 31 sağlıklı kontrolün sosyo-demografik verileri, hastaların karakteristik özellikleri, hasta grubunun tedavi öncesi, sonrası ve kontrol grubunun serum Leptin düzeyleri, tedavi öncesi ve sonrası ağrı sıklığı, ağrı şiddeti, vücut kitle indeksleri, bel çevresi, kilo, trigliserid, HDL, Homosistein düzeyleri, Homa-IR oranı, insülin direnci değişiklikleri incelendi. Yine TPM tedavisi öncesi ve tedavinin 3. Ayındaki serum Leptin seviyelerindeki olası değişimin yaş, cinsiyet, hastalık süresi, atak süresi, aura varlığı, migren tipi, atak sıklığı, kranial otonomik semptom varlığı, kutanöz allodini varlığı, analjezik kullanım sayısı, tedavi öncesi ve sonrası NDS, MİDAS, Vücüt Kitle İndeksi(VKİ), Homa-IR, insülin direnci, bazal trigliserid, HDL, Homosistein seviyeleri ile ilişkisi incelendi. Bulgular: Migren olgularının yaş ortalaması 36,1±7,5 yıldı, kadın cinsiyet daha fazlaydı. Hasta ve kontrol grupları arasında sosyo-demogrofik özellikler, laboratuvar parametreleri arasında fark tespit edilmedi. Ancak hasta grubunda serum Leptin düzeyleri daha yüksek olarak tespit edildi. TPM tedavisi sonrası hasta grubunda bazal değerlere kıyasla; bakılan tüm laboratuvar parametrelerinde (HDL'de saptanan düşme hariç) istatiksel olarak anlamlı fark izlendi. Tedavi sonrası hastalarda belirgin kilo kaybı, vücut kitle indeksinde azalma, Homa-IR'de düşme saptandı. TPM tedavisi öncesi ve 3 aylık tedavi sonrasında hastaların ağrı frekansında, ağrı kesici kullanım sıklığında, serum Leptin seviyelerinde belirgin düzelme saptandı. Tartışma: Migren hastalarında yapılmış bir çok çalışmada yüksek VKİ oranı, bel çevresi genişliğinde artma, insülin direnci, kan lipit yüksekliği ve Homosistein yüksekliği gibi serebrovasküler risk faktörü olan durumlarda artış saptanmıştır. Yine migren hastalarında obeziteye yatkınlık yaratan serum Leptin düzeylerinin bir çok çalışma ile sağlıklı kontrollere göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. Literatürle uyumlu olacak şekilde hasta grubumuzda serum Leptin düzeylerinin yüksekliğini saptadık. TPM ; migren hastalarında profilaksi amacı ile kullanımda olan bir antiepileptiktir. Tespitlerimiz migren hastalarında 100 mg/gün dozunda kullanılan TPM tedavisi ile belirgin yan etki gözlenmeden kullanılan ağrı kesici miktarında , ortalama ağrılı gün sayısında azalma olduğu yönündedir. Yapılan çalışmalarda hastalarda belirgin olarak kilo kaybı, vücut kitle indeksinde azalma, insülin direncinde azalma ve kan lipitlerinde azalma olmaktadır. Serebrovasküler hastalık riski azalmaktadır. Kilo kaybı ve bel çevresinde azalmayı takiben serum Leptin düzeylerinde azalma izlenmektedir. Yaptığımız çalışma ile TPM ile tedavi sonrası literatürle uyumlu şekilde kilo kaybı, vücut kitle indeksinde azalma, insülin direncinde, kan lipitlerinde azalma ve serum Leptin seviyelerinde azalma tespit ettik . Sonuç: Leptin migren hastalarında yüksektir. Migren hastalarında başlanacak olan TPM ile sadece Leptin seviyelerinde değil metobolik sendoroma yol açan tüm parametrelerde azalma olmaktadır. Migren tedavi yönetiminde tercih edilecek TPM' nin hastanın yaşam kalitesine ve komorbid sağlık sorunlarının yönetiminde oldukça etkili olduğunu düşünüyoruz. Anahtar Kelimeler: Migren, Topiramat, Leptin