Laparaskopik kolesistektomi ameliyatlarında farklı seviyelerdeki ekspiryum sonu pozitif basınç uygulamalarının ameliyat sonrası solunum parametreleri üzerine etkileri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BAHADIR ÇİFTÇİ

Danışman: Mehmet Aksoy

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Laparoskopik cerrahilerde uygulanan pnömoperitonyum ameliyat sonrası atelektaziye sebep olabilir ve solunum parametrelerini etkileyebilir. Bu çalışmada farklı seviyelerde ekspiryum sonu pozitif basınç (PEEP) uygulamalarının ameliyat sonrası 1, 6, ve 24. saatlerdeki solunum parametreleri üzerindeki etkilerini araştırmayı planladık. Materyal ve Metod: Bu çalışma ASA I-II, 20-65 yaş arası elektif laparoskopik kolesistektomi planlanan toplam 105 erişkin hastada yapıldı. Tüm hastalarda anestezi indüksiyonu intavenöz (iv) 2 mg midazolam, 2 μg/kg iv fentanil, 1 mg/kg iv lidokain, 2 mg/kg iv propofol ve 0,5-1 mg/kg rokuronyum ile sağlandı. Anestezi idamesine % 5-8 desfluran, %45 02 ve 0,15-0,25 µg/kg/dk remifentanil infüzyonu ile devam edildi ve mekanik ventilasyon uygulandı. Hastalar randomize olarak üç eşit gruba ayrıldı: Grup I (n=30): PEEP uygulanmayan hastalar; Grup II (n=30): 5 cmH2O PEEP uygulanan hastalar; Grup III (n=30): 8 cmH2O PEEP uygulanan hastalar. Ameliyat öncesi (T1), postoperatif 1. saat (T2), postoperatif 6.saat (T3), ve postoperatif 24. saat (T4) lerde hastalara spirometri ile solunum fonksiyon testi yapıldı. 1. saniyedeki zorunlu ekspiratuar hacim (FEV1), zorunlu vital kapasite (FVC), FEV1/FVC oranı, PEF(tepe ekspiratuar akım hızı), kalp atım hızı (KAH), periferik oksijen satürasyonu (SpO2), sistolik ve diastolik kan basıncı değerleri kaydedildi. Bulgular: Gruplar arasında demografik özellikler ve preoperatif spirometrik solunum parametreleri açısından fark yoktu (P>0.05). T2 ölçüm noktasında FVC değerleri açısından grup I (n=30) ile diğer gruplar arasında fark olup, grup I lehine istatistiksel olarak anlamlı yükselme bulundu (P<0.05). T3 ve T4 ölçüm noktalarındaki FVC değerleri açısından grup I (n=30) ile grup III (n=30) arasında grup I lehine istatistiksel olarak anlamlı yükselme bulundu (P<0.05). Grup içi karşılaştırma sonucunda; her üç grupta da FVC parametresinde T1 ölçüm noktası ile T2 ve T3 ölçüm noktaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark mevcuttu (P<0,05). T1 ölçüm noktasındaki FEV1 değerleri açısından grup I (n=30) ve grup II (n=30) arasında grup I lehine istatistiksel olarak anlamlı yükselme bulundu (P<0.05). T3 ölçüm noktasındaki FEV1 değerleri açısından grup I (n=30) ile grup III (n=30) arasında grup I lehine istatistiksel olarak anlamlı yükselme bulundu (P=0.05). T3 ölçüm noktasındaki PEF değerleri açısından grup III (n=30) ile diğer gruplar arasında grup III lehine istatistiksel olarak anlamlı düşme bulundu (P<0.05). Gruplar arasında T3 ölçüm noktasındaki SpO2 değerleri açısından grup I (n=30) ile grup II (n=30) arasında grup I lehine istatistiksel olarak anlamlı yükselme bulundu (P<0.05). Aynı zamanda, T1 ve T4 ölçüm noktalarındaki SpO2 değerleri açısından grup I (n=30) ile grup III (n=30) grup III lehine istatistiksel olarak anlamlı yükselme bulundu (P<0.05). Sonuç: Elektif laparoskopik kolesistektomi uygulanan hastalarda operasyon süresince PEEP uygulanmasının postoperatif dönemde spirometri ile ölçülen akciğer fonksiyon testleri üzerinde olumsuz etkiler ortaya koyduğu bulunmuştur. Bu olumsuz etkiler 8 cm H2O PEEP uygulanımında 5 cm H2O PEEP uygulanmasına göre daha belirgindi.