COVID-19 pnömoni tanısı alan hastaların tedaviden sonra 6 ay süre ile poliklinik kontrollerinde: klinik, laboratuvar, radyolojik olarak değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Kadir Özmen
Danışman: Mehmet Meral
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: COVID-19 pnemonisi geçirenler arasında uzun dönem takiplerinde uzun süreli kalıcı pulmoner semptomları tanımlamak, değişen boyutlarda pulmoner fibrozis ve akciğer fonksiyon bozukluğu ve bu tür anormalliklerin bilinmeyen seyri, klinisyenlerin hayatta kalanlarda hastalık seyrini yakından izleme ihtiyacını vurgulamaktadır. Böyle erken dönem bir takip, hastalığın doğal seyri hakkında bilgi üretecek ve anormalliklerin pulmoner rehabilitasyon, immün modüle edici ilaçlar ve antifibrotik ilaçlarla tedavisini değerlendiren klinik araştırmalara hedef göstermeye sebep olacaktır. Gereç ve Yöntem: Araştırmamız; Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Post-Covid Polikliniğinde yapılmış prospektif bir çalışmadır. Bu araştırmada Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Post-Covid Polikliniğine başvuran COVID-19 pnömoni tanısı almış olan hastaların gönüllülük esasına göre yapılmıştır. Hastaların anamnezleri alınıp sigara kullanım öyküsü sorgulanıp paket/yıl cinsinden hesaplandı, biomass maruziyeti, hastalık bulaşının aile içi yada iş yerinde bulaşıp bulaşmadığı öğrenildi. Fizik muayene yapılan hastalara ateş, nefes darlığı, öksürük halsizlik, tad-duyu kaybı olup olmadığı, eklem-kas-baş ağrısı sorgulandı. Kontrol muayenelerinde sorgulamalara ek olarak anksiyete ve dispne skoru eklendi. Laboratuvar testleri olarak tam kan sayımı biyokimya bakıldı. Solunum fonksiyon testleri, Atatürk Üniversitesi'nin Solunum Fonksiyonu laboratuvarındaki teknisyenler tarafından yapıldı. Radyolojik olarak ilk başvurusunda CO-RADS sınıflaması kullanıldı. Elde edilen veriler SPSS.20 programı ile analiz edildi. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alındı. Bulgular: Çalışmamız da 100 hasta takip edilmiştir. Yaş ortalaması 55,51±14,75 bulunmuştur, sigara tüketiminin de erkek hastalarda 25,58±14,09 olduğu ve kadın hastalara göre daha fazla olduğu görülmüştür. Post-COVİD polikliniğine başvuru şikayetleri incelendiğinde en sık öksürük şikayeti nedeniyle müracaat etikleri tespit edilmiştir. Hastaların %82'sinde laboratuvar bulguları mevcuttu. Hastaların radyolojik bulguları incelendiğinde ise hastaların %44'ünde CORADS 2 bulguları tespit edildi. Ayrıca hastaların 3. ve 6. aydaki antikor düzeyleri karşılaştırıldığında, Ig M ve Ig G düzeylerinin azaldığı ve istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulunmuştur. Sonuçlar: Hastaların 3. ve 6. ay takiplerinde öksürük şikayetlerinin azaldığı, anksiyete hastaların çoğunluğunda görülmesi ve bu hastalarda uzamış öksürük olabileceği ve semptomatik tedavi açısından değerlendirilmesi ayrıca anksiyeteye yönelik ilgili braşlara yönlendirlebileceği unutulmamalıdır. Yine takipte laboratuvar parametreleri ve hastalığın seyri ile alakalı bulunmuş olup rutin bakılabilir. Radyolojik görüntüleleme bulguları takibe alınmalı. Kan antikor düzeyleri en az 6 ay kadar müsbet pozitifliği devam etmiş olup kotuyuculuk açısından değerlendirilmelidir.