Heykel sanatında sezgisel ve düşünsel olarak soyut
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Temel Sanat Eğitimi Anasanat Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2013
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Halime Yelekçi
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Alimurat AKTEMUR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Toplum yaşamında insan aklının mucizesi olan sanat; insanın çevresini değiştirmek için sahip olduğu ve kullandığı tekniklerin tümüdür. Soyutlama anlayışında sanat, heykel sanatında heykeli alışagelmiş yapısını kırıp, insanın heykele olan bakış açısını değiştirmiştir. Böylece insanlar, heykele sadece sanat açısıyla bakmayıp kendi yaşamlarında var olan bir sanat haline gelmesi; iletişime ve uygarlığın gelişimine sebep olmuştur. İnsanın tüm duygu, düşünce zekâ ve bilgisini etkileyerek ortaya çıkarmıştır. Heykel sanatı insanoğlunun başarısını, kahramanlıklarını, dini açıdan tanrı simgesi ve öte dünyada yaşayan ruhunun fiziksel bedeni oldu.Farklı dönemlerde yaşayan toplumların (İlk, Orta, Yeni, Yakın çağ), sanatları arasında fark olduğu gibi, ayrı dönemde yaşayan farklı toplumların sanatları arasında da farklılıklar görülmüştür. Bu farklılıklar Coğrafi etkilerin yanı sıra o toplumdaki yaşayan sanatçıların düşünsel farklılıklarından da kaynaklanmaktadır.Toplumlar ve dönemler arasındaki farklılık, soyut sanatta belirgin olarak birbirine yakın zamanda olmuş sanat akımları ve günümüz sanatçıları arasında görülmektedir. Örneğin; Rodin'in soyutlayıcı anlayışındaki heykelleri ile Moore'nin heykelleri birbirinde farklılık göstermektedir. Bu farklılık Fütürist anlayıştaki heykellerin, Kübik anlayıştaki heykellerin doğadan yararlanma farklılıklarında olduğu gibi, birbirinden ayrı anlayıştadır. Soyutlamayı Antik Çağdan günümüze kadar olan uygarlıklardaki sanatlarda da görülmektedir. Arkaik dönemden klasik döneme kadar gelen dönemlerde soyutlayıcı anlayışta XX. yüzyılda ortaya çıkan akımlarda izlenimi sürmek mümkündür.Gelişen Modernist kültürün sanatta ve düşünce alanında büyük başarılar sağladığı XX. yüzyılında heykel sanatı farklı bir süreci başlatmıştır. XX. yüzyılın başında gelenekle olan bağlarını büyük ölçüde koparan heykel 1960'lı yıllarda kendini yeni bir ortamın içinde bulmuş ve heykel alanının ötesine geçen yaklaşımlarla giderek heykeli anlamını, kapsamını genişletmiştir. Tüm bunlar gerek teknik, yöntem ve malzeme açısından, gerekse konu ve söylem biçimi açısından olsun XX. yüzyıl heykel sanatının zenginliğini ve çeşitliliğini oluşturmuştur. Heykel içindeki radikal sıçrayışlara vurguda bulunmakta ve giderek genişleyen tanımını, kavramını ve değişen çehresi ile günümüzü de etkileyecek biçimde de değişmiş ve gelişmiştir.Anahtar Kelimeler: Sanat, Heykel, Sezgi, Bilim, İmge, Biçim