Erzurum İli Palandöken İlçesine Bağlı Bir Bakımevindeki Hastaların Biyopsikososyal Açıdan Değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İBRAHİM FATİH DOĞAN
Danışman: Yasemin Çayır
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu tez çalışmasında Erzurum ili Palandöken ilçesine bağlı bir bakımevindeki yetişkin hastaların biyopsikososyal açıdan değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Bu araştırma, tanımlayıcı ve kesitsel tipte bir çalışma olarak planlanmıştır. Çalışma Haziran–Temmuz 2025 tarihleri arasında bir bakımevinde kalan bireyler ile yürütülmüştür. Araştırma sürecinde bakımevinde toplam 143 birey bulunmaktaydı. Bunlardan 3'ü hastanede tedavi görmekte olduğundan çalışma kapsamına alınamamıştır. Kalan 140 bireyden 55'i çalışma dâhil edilme kriterlerini karşılamadığı için değerlendirme dışı bırakılmış ve araştırma 65 katılımcı ile tamamlanmıştır. Katılımcıların sosyodemografik özellikleri (yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi vb.) ve klinik verileri (eşlik eden hastalıklar, ilaç kullanımı, fonksiyonel durum gibi) kayıt altına alınmıştır. Beslenme durumunun değerlendirilmesi amacıyla her katılımcıya Mini Nütrisyonel Değerlendirme (MNA) testi uygulanmıştır. Tüm veriler araştırmacılar tarafından yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmış ve eksiksiz biçimde kayıt edilmiştir. Elde edilen verilerin istatistiksel analizi SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 22.0 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Tanımlayıcı istatistikler için sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Gruplar arası karşılaştırmalarda uygun parametrik veya parametrik olmayan testler kullanılmış, istatistiksel anlamlılık düzeyi p < 0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 56,79±17,68 yıldı. Katılımcıların %83,1'i (n=54) kadın, %58,5'i (n=38) dul, %55,4'ü (n=36) 8 yıldan az eğitim almıştı. Katılımcıların %80'inde (n=52) psikiyatrik, %24,6'sında (n=16) nörolojik, %21,5'inde (n=14) ortopedik, %16,9'unda (n=11) kardiyovasküler, %12,3'ünde (n=8) göz, %7,7'sinde (n=5) endokrin, %4,6'sında (n=3) ürolojik ve %3,1'inde (n=2) solunum sistemi hastalığı mevcuttu. Katılımcıların vücut kitle indeksi ortalaması 29,70±6,43 kg/m2 idi. Vücut kitle indeksine göre katılımcıların %30,8'i (n=20) normal kilolu, %26,2'si (n=17) fazla kilolu, %43,2'si (n=28) obezdi. MNA skoru ortalaması 12,14±1,94 olup; MNA puanı <11 olan %27,7 (n=18) hasta saptanmıştır. MNA puanı <11 olan katılımcıların malnütrisyon gösterge puanı ortalaması 21,06±1,79'du. Çalışmada malnütrisyonu olan katılımcı tespit edilmemiştir. Tüm katılımcılar oral yolla beslenmekte olup yalnızca %1,5'inde (n=1) bası yarası gelişmişti. Katılımcıların %78,5'inin (n=51) ziyaretçisi bulunurken, %43,1'inde (n=28) iletişim becersisinin iyi düzeyde olduğu belirlenmiştir. Ortak alan kullanımının %38,5'inde (n=25) iyi düzeyde olduğu saptanmıştır. Katılımcıların %21,5'inin (n=14) moralsiz, %23,1'inin (n=15) ise isteksiz olduğu tespit edilmiştir. MNA skorları erkeklerde daha yüksekti (p=0.013). Kadınlarda nörolojik hastalıkların daha sık olduğu görüldü (p=0.038). Diğer komorbiditeler açısından cinsiyetler arasında anlamlı fark yoktu. Morali iyi olan bireylerin MNA skorları daha yüksekti (p=0.002) ve malnütrisyon riski anlamlı derecede daha düşüktü (p=0.001). Benzer şekilde isteklilik durumu pozitif olan bireylerde de daha yüksek MNA skorları (p=0.002) ve daha düşük malnütrisyon riski (p=0.001) görüldü. Sonuç: Bu çalışma, bakımevinde kalan bireylerin üçte birinin malnütrisyon riski altında olduğunu ve özellikle moral düzeyi düşük, isteksiz ya da düşük iletişim becerisine sahip bireylerde bu riskin belirgin şekilde arttığını göstermiştir. Nörolojik hastalıkların kadınlarda daha sık görülmesi ve erkeklerde MNA skorlarının daha yüksek olması, beslenme durumunun demografik ve psikososyal değişkenlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Bulgular, aile hekimlerince bakımevlerinde sunulan sağlık hizmetlerinde biyopsikososyal yaklaşımın güçlendirilmesi, beslenme izleminin düzenli yapılması ve sosyal destek–psikolojik iyilik halinin artırılmasına yönelik müdahalelerin önemini vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: bakımevi, yaşlı hasta, biyopsikososyal yaklaşım, Mini Nütrisyonel Değerlendirme