Metastatik renal hücreli kanserlerde hedefe yönelik tedavilerin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HAKAN SAPMAZ
Danışman: Salim Başol TEKİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Metastatik Renal Hücreli Kanserlerde Hedefe Yönelik Tedavilerin Değerlendirilmesi Amaç: Metastatik renal hücreli kanser (RHK) hastalarında seçilen hedefe yönelik tedavi rejimlerinin cevaplarını, genel sağkalımlarını (OS), progresyonsuz sağkalımlarını (PFS), toksisitede birbirine üstünlüklerini bilmek; hasta ve tümör özelliklerine göre tedavi seçimlerinde farklılıklar oluşturabilir. Çalışmamızda hasta klinik ve histopatolojik özelliklerinin, laboratuvar bulgularının, verilen tedavilerin, bu tedavilerin toksisite ve sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda 01 Ocak 2005 ile 10 Şubat 2018 tarihleri arasında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Medikal Onkoloji Bölümü'ne başvuran, metastatik RHK tanısı olan 90 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. İstatiksel analizler için Kaplan-Meier testi kullanıldı. Çalışmanın tamamında p<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: 2005-2018 yılları arasında metastatik renal hücreli kanser tanısı olan hastaların 62'si (%68,9) erkek, 28'i (%31,1) kadındı. Erkek/kadın oranı 2,2/1 olarak tespit edildi. Hastaların genelinde ortanca yaş 61 (28-83) olarak tespit edildi. Hastaların ortanca OS'si 13,91 (0,99-97,25) ay olarak bulundu. En sık görülen histopatolojik tipin berrak hücreli tip olduğu belirlendi. Her iki cinsiyette en sık metastaz yerleri sırasıyla akciğer, lenf nodu, kemik, karaciğer ve beyin olarak bulundu. Sigara kullanım öyküsü olan, Fuhrman nükleer derecesi yüksek olan, ikiden fazla bölgede metastazı olan, karaciğer metastazı olan, anemik olan, hiperkalsemik olan hastaların OS'lerin istatiksel olarak anlamlı derecede daha kısa olduğu saptandı. Nefrektomi olmamış olan ve trombositozu olan hastaların OS ve PFS'lerinin istatiksel olarak anlamlı derecede kısa olduğu bulundu. Beyin metastazı olan hastaların PFS'lerinin istatiksel olarak anlamlı derecede kısa olduğu bulundu. Hastalara ikinci seri tedavide pazopanib veya sunitinib verilmiş olmasının OS ve PFS üzerine istatiksel olarak anlamlı derecede farkı olmadığı tespit edildi. Sunitinib tedavisi altında iken tedaviye bağlı olarak hipotiroidi gelişen hastalarda, gelişmeyenlere göre OS ve PFS'nin istatiksel olarak anlamlı derecede uzun olduğu saptandı. Öncesinde bir tirozin kinaz inhibitörü tedavisi almış 27 hastadan üçüncü seri tedavide 13'ünün everolimus, 14'ünün axitinib aldığı, OS ve PFS bakımından bu iki ilaç arasında istatiksel olarak anlamlı derecede farkın olmadığı belirlendi. Nivolumab tedavisini iki hastanın dördüncü seride, dört hastanın ise beşinci seride aldığı, tedaviye bağlı hiçbir hastada yan etki gözlenmediği saptandı. Çalışmamıza göre 01 Ocak 2005 - 10 Şubat 2018 tarihleri arasında 40'ı (%64,51) erkek, 16'sı (%57,14) kadın olmak üzere toplam 56 (%62,22) metastatik RHK tanılı hastanın öldüğü saptandı. Sonuç: Çalışmamıza göre ikinci sıra tedavide kullanılan ilaçların birbirlerine net üstünlükleri saptanmadığı gibi üçüncü sıra tedavide kullanılan ilaçların da birbirlerine net üstünlükleri gösterilememiştir. Bu sebeple kullanılacak ajanın seçiminde ajanların yan etki profilleri ve tedavi maliyetleri gibi durumlar göz önünde bulundurulmalıdır. Anahtar Kelimeler: Metastatik Renal Hücreli Karsinom, Hedefe Yönelik Tedavi, Progresyonsuz Sağkalım, Genel Sağkalım